welat amed

EY İMAN EDENLER! İMAN EDİN... (nisa suresi 136)
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Kitap sonu: Ey yüce Allah'ım! Senden şunları niyaz ediyoruz: Bizleri sevdiğin, hak olanı gösterdiğin ve hidayete erdirdiğin kimselerden kıl! Zikrini ilham edip ismini hiç unutturmadığın kimselerden eyle! Bizleri nefislerimizin şerrinden koru! Senin rızan dışında hiçbir şeyi tercih etme firsatını verme nefsimize! Bizleri, Kendin için seçtiğin ve Senden başkasına ibadet etmeyen ihlâslı kullardan eyle! Amin. Sevgili Peygamberimiz Muhammed Mustafa'ya, ehl-i beytine ve ashabına salât ve selâm olsun! (Rabbim üstad imam gazali'ye rahmet eylesin. Çok sevdiği resullaha komşu etsin inşallah amin.)
Ah, keşke şunu anlayabilseydim! Şu tartışılmaz doğruları kabule aklı yatan ve bilinmesi ancak bazı peygamberlerin mucizeleri ile gerçekleşen bu özel bilgileri itiraf etmek zorunda kalan kişi; yine mucizelerle desteklenmiş, doğru sözlü ve asla yalan söylediği görülmemiş bir peygamberin söylediklerini nasıl oluyor da inkâr edebiliyor?
Göçe hazırtan göçe! Ömründen geriye pek az bir sey kaldı. Önünde ise çok uzun bir âhiret yolculuğu var. Sahip olduğun ilim ve ameller ise gösteriş ve kuruntudan ibaret. Eğer şu anda ahiret için hazırlık yapmaya başlamaz isen, bu hazırlığı ne zaman yapacaksın... Bu dünyaya bağlayan bu bağlardan kendini şu anda kurtaramazsan, ya ne zaman kurtaracaksın...?"
Yaptığım amelleri gözden geçirdim, muhasebe ettim. Onların en güzeli yani amellerim içinde en iyileri ders vermek ve ilim öğretmek idi. Burada da ehemmiyetsiz, ahiret yoluna faydası olmayan birtakım ilimlerle meşgul olduğumu anladım. Daha sonra hangi niyet ile ders verdiğim üzerinde düşündüm. Burada da niyetimin halisane ve sırf Allah rizası olmadığını fark ettim. Beni ders vermeye iten temel sebep ve etkenin makam sevgisi ve şöhret tutkusu olduğunu anladım. Uçurumdan kenarında bulunduğumu, eğer durumumu hemen düzeltmeye yönelmezsem ateşe yuvarlanmak üzere olduğumu fark ettim.