“Büyümek için hatta yaşadığını hissetmek için, hayatın bir anlam kazanması için insanların o kalelerden çıkıp gerçek dünyayı görmesi gerekiyordu. Sonra birlikte yıkmalıydık o kaleleri ve gecekonduları, ortak bir yaşam inşa etmeliydik. Kimsenin daha aç ya da daha tok olmadığı…”
“Belki dünyayı ben kurtaramayabilirdim, belki bunu hiç kimse yapamazdı ama herkes kendi dünyasındaki insanlara yardım etmeye çalışsa birçok insanın dünyası kurtulabilirdi.
Değişim önce insanın kendisinde başlamalıydı.”
“Hayatımız onları fark etmemizi bekleyen döngülerle doluydu.
Yeterince iyi bakarsanız siz de kendi kozanızı görebiliyordunuz.
Yeterince isterseniz o kozayı kırabiliyordunuz.”