Ateşe düşen su arar; aşka düşen daha çok ateş... Âşıklar kendilerinde yanacak bir şey kalmayasıya yanmak isterler. Kendilerinde kendilerinden eser kalmayasıya yanmak... Öyle bir yanmak ki, o yangında âşıktan geriye mâşuktan başka bir şey kalmasın. Ayrılığa yer yoktur orada, vuslata hâcet yok.
Ölümden gayrı her şeyin devası vardır; yanlıştır. Çünkü ölüm dert değil devadır; doğmak derdinin devasıdır ölüm. İlle de içinde ölüm geçen dert bulucaksak kendimize, ölmeden evvel ölmek, dertlerin hasıdır. Uğrunda yaşanılası, aşkına ölünesi bir derttir, ölmeden ölmek.
Nazarımızı içe çevirdikçe, dışımızda olan biteni net görebilme kabiliyetimiz, bakışlarımızı dışa çevirdikçe, içimizde olup bitmeyene kör oluşumuzla neticelendi.