Hümeyra

Sen de onlardan biriymişsin. Seni farklı sanmıştım, hepinizin aynı hamurdan yoğrulduğunu unutup. Seni anladığımı zannetmiştim fakat bırak anlamayı bir nebze olsun tanıyamamışım. Ben mi tanıyamadım gerçekten yoksa sen mi değiştin hala muallaktayım fakat pek de bir önemi yok esasen. Sen başından beri buydun, görmek istemeyen bendim değil mi? İçinde hiç sevgi hissettin mi yoksa hepsi tamamen rolünün bir parçası mıydı? Eğlendin mi bari tiyatro bittiğinde, alkışladın mı kendini... Lüzmu yok ben alnından öpüyorum senin tam oscar'a layık bir oyunculuktu. Fark etmeden kaptırdın mı yoksa role kendini, gerçek mi sandın yalan aşkını? Ah merak etme, unuturum ben tüm bunları ne önemi var ki, perde kapandı, bu son oyunundu. Sahneden inmeyi kabul etmiyor musun yoksa, pekala senin tercihin fakat ben çıkıyorum dışarıya. Yalandan bir sahnede açılıp kapanan perdelerin arkasına saklanmaya devam et sen. Sonuçta gün yüzüne çıkacak kadar gerçek değilsin sen, bir gölge oyununun kuklasısın yalnızca. Elveda sevgilim, elveda. Sensiz bir adım ancak mutluluk getirir bana.
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Bir rüzgardı saçları Esip gürleyen Kimi zaman getiren uzaklardan Sedef kakmalı kutudaki sırlı hatıraları Bir kutup noktasıydı gözleri Evvelden beri donuk kalbimi mütemadiyen üşüten Yaz kış demeden Hep sonunu getiren yarım cümlelerimin Ah bir rüyaydı onun sesi Annemin kucağındaki eşsiz ninni Uyuyamadığım gecelerin sabahına okunan ezan sesi Ah bir kurtuluştu, onun her bir zerresi. Zamanda yolculuktu kokusu Kimi zaman bir çorba esintisi Kimi zaman çiçek dolu bir bahçe köşesi O hepsiydi, ama hiçbiri o değildi. Çatıktı kaşları Yine de gülümserdi gözleri Böyle saç, böyle koku, böyle gözler, böyle ses O hepsiydi lakin hiçbiri o değildi yine de... Bulsam keşke onu Bir daha hiç kaybetsem her şeyi Onu bulsam ve her şeyim artık benim olmuş olsa...
Bazen bu kadar tanımış olmak yabancılaştıyor bizi birbirimize.
Hafızanın bile gitmesine razı olurdum, içinde senden parçalar olmasaydı eğer...
Gözlerimiz dokunmak içi bu kadar yalvarırken, bakışmaktan böylesine çekinmeleri ne kadar şairaneydi...