İnsan neşeliyse, neşeli olmak için her açıdan nedeni olup olmadığını düşünerek kendinden izin istemez. Neşeden başka hiçbir şey kendi ödülünden daha emin olamaz. Zira onda ödül ve eylem birdir
Ölçüsüz sevinç hayatta bulunması hiç mümkün olmayacak bir şeyi bulmuş olmanın kuruntusuna dayanır. Acı veren, sürekli yeniden doğuran arzuların ya da endişelerin daimi olarak tatmin edilebileceği kuruntusuna.
Memnuniyetsizliğimizin kaynağı, isteklerin katsayısını yukarı çekme çabamız sürekli olarak yenilenirken bunu önleyen diğer katsayının hareketsizliğinde yatar.
Hiçbir şey dış zorunlulukla açık seçik bilgi kadar sıkı sıkıya uzlaşmaz. İyi özelliklerimizi olduğu gibi hatalarımızı ve zayıf yanlarımızı da açıkça gördüğümüzde hedefimizi buna göre belirleyip ulaşılmaz olanı kabullenerek kendi bireyselliğimize ilişkin bilgisizliğimizin, yanlış kibrin ve bundan kaynaklanan haddini bilmezliğin kaçınılmaz sonucu olan tüm ıstırapların en acısından, kendimizden duyduğumuz memnuniyetsizlikten kişiliğimizin izin verdiği en güvenli şekilde kurtuluruz.
Zira gerçekte insanın kendi güçlerini kullanmasından ve hissetmesinden başka hiçbir zevk yoktur ve en büyük acı, insanın güce ihtiyaç duyduğunda yokluğunu hissetmesidir.