whatsmyproblem

whatsmyproblem
@whatsmyproblem
homo homini lupus
Diyorum ki elleri nerde? Benimkisi bu.. Hani o büyüyecek sevgiler? Şimdi de yok mu? Yok denecek bir şey ama var var...
Sayfa 23·Kitabı okudu
Şiir
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖

whatsmyproblem

, bir kitap okudu
Puan vermedi·72 syf.·
2021 1. kitabı
Edip Cansever
7.7/10 · 6,3bin okunma
sen gideceksin ve herkes ölmeye devam edecek
gül, ey, can. dedim ki, sana, gül. ey. can. ben senin hayatına girmeye nasıl yeltendim ki, bilmiyorum. çok içiyordum, çok fazla kendimde kalmıyordum, gündüzleri bile, iş yerinde gizli gizli içiyor, açıyor fotoğraflarımıza bakıyor, herkes beni şıp sevdi olarak bilirken, ben senelerdir içimde büyüttüğüm ateşi, üşüdüğüm zamanlarda avuçlarıma koyuyor da ısınıyordum. kimseler bilmiyordu. ben senin hayatına, yineden nasıl girmeye yeltendim, bilmiyorum, ey, can. ben senin hayatında zar zor toparladığın ve yeniden gülüşlerini taktığın baharına nasıl kast ettim yeniden, bilmiyorum. nasıl bir bencilliktir, nasıl bir yüzsüzlüktür tarif edemiyorum. ama yaptım, evet, hiç layık olmadığım hayatına, olanca yüzsüzlüğümle bir şekilde girdim. yeniden, sana yazılar yazdım üç günde. ben sana üç günde binlerce yazı yazdım ey, can. ben sana üç günde istemediğin kadar yaprak topladım. bilmiyorsun. çaya şükrettim. gözlerinin içine yeniden bakarken, sesin kulağıma ulaşırken, üstelik kokun da üzerime sinmişken, beni sana kavuşturan o çaya şükrettim. katlettiğim günlerin düştü aklıma sonra, kendimi gömmek istedim maviye zor tuttu bileklerimden ellerim. dur dedi içimden birisi, dur, inşa etmek varken, yıkma yeniden. yeniden uğraş, yeniden çabala, yeniden iste. belki kenarlarında çiçekler ekili caddelerde yeniden el ele yürürsünüz dedi. belki sabahın köründe çalışan emekçilere, çöpçülere, işçilere, memurlara, hamallara, ayakkabı boyacılarına beraber önlerinden geçerken günaydın! kolay gelsin! dersiniz dedi. belki, yeniden sevdirirsiniz bu şehri birbirinize, ikna edersiniz bu şehirde kalmaya gözlerinizi dedi. belki, belki işte, bir olursunuz, aynadaki yalnızlıklarınızı birbirinize açıklarsınız dedi. ona aynada baktığında aynada olamayışını anlatırsın dedi. ona, o yokken, onu nasıl yeşil
Edebiyat
Sen gittin ve herkes ölmeye başladı.
günlerdir, etime işlenmiş bir acı ile dolaşıyorum, başım göğe kalkmıyor, bulutlara bakmaya yüzüm yok. günlerdir, gördüğümü algılamıyorum, duyduğumu anlamıyorum, konuştuğumu fark etmiyorum. günlerdir, ben, kendimde olamayışımı yaşıyorum. kelimelerle, hareketlerle, sözlerle, seslerle. günlerdir, elim her cüzdanıma gidişinde, içimdeki, etimdeki acı depreşiyor. günlerdir, annem her önüme çay koyuşunda, ‘can neden çayından içmiyorsun’ deyişinde, sustuğumu fark etmeden, kendimi kurcalaya kurcalaya bozuyorum. günlerdir, attığım her adımda, yürüdüğüm her yolda, yanımda senin olmadığını fark edip, senin artık hayatımda olmadığını fark edip, senin artık beni görmek istemediğini düşünüp, kendimi çaresiz bırakıyorum. ve ben günlerdir, neşeli olmaya çalışıp, alkol komalarına girmemek için, kendime yeminler ediyorum, içmeyeceğim diye. bir öykü var içimde, senelerdir yarım kalan. bir kadın var içimde, senelerdir yarım kalan öykünün sahibi olan ve senelerdir içimde büyüttüğüm. kendimden bile gizledim, kendime bile anlatmadım, ben onu, kimselere anlatmadım. anlatamazdım, çünkü buna yüzüm yoktu. çünkü onu yüzüstü bırakıp gitmiş, gittiğim yollardan da geri dönecek yolu, sözü, çareyi, dermanı, zamanı bulamamıştım. belki de bulmuştum, kendimi kandırmayayım, geçer demiştim, unuturum demiştim, önüne bak can! düşeceksin demiştim. düştüm. üstelik 5 farklı düşmek öyküsü yazıp, birinde bile kendimi anlatmaya cesaret edemeyecek kadar canım yanarak düştüm. düştüm. düşüşlerimi kimseye anlat(a)madım. herkes beni mutlu sanarken, ben kendimi sessizlikle, suskunlukla kandırdım. benim suskunluğumu, az konuşmama verdiler. benim suskunluğumu, konuşulacak kelimem olmadığına verdiler. bilmiyorlardı, anlatsam anlamazlardı suskunluğumu. zaten anlatacak ne yüzüm vardı, ne de keyfim. keyifli insanlar
Edebiyat
Kendisini, muradına erdirecek bir işi, korunabileceği bir korku yüzünden terk eden kimse hiçbir büyük işi başaramaz.
Sayfa 40·Kitabı okudu
Edebiyat