"Bu böyle gelmiş böyle gider, bir kere aşkın saadetini tadan, artık günlerce, haftalarca, aylarca, altın bir ışıkla sarılmış bir hâlde, cennet rüyaları görür."
Hikayeyi çok beğendim. Bir çırpıda okunacak kadar kısa ve akıcı yazılmış. Yazar, bir tablodan esinlenerek bu öyküyü yazmış. Tarihi bir altyapısı da var. Çevirisi Sebahattin Ali'ye ait olduğundan önsözü bile çok güzel bir üslup ile yazılmış. Günümüz kitaplarında ansiklopediden alınmış gibi yazıyorlar, tercümenin güzelliğini önsözdeki 2-3 sayfacıktan bile anlıyorsunuz. Öykü bittiğinde insanın yüzünden buruk ama tatlı bir tebessüm kalıyor. Genel olarak kısa öykülerden hoşlanan biri olmadığım için bu beni çok etkiledi. Kafanızı dağıtmak için tatlı bir hikaye arıyorsanız doğru kitaba bakıyorsunuz.
Duka ile KarısıE. T. A. Hoffmann · Yordam Kitap Yayınları · 2020180 okunma