📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Keza, Orta Asya’nın çölde kaybolup gitmeden önce müreffeh hayatının son evresine yaklaştığını biliyoruz. Orta Asya’nın, Çin ile Ortadoğu arasında, sınırları çok çok aşan bir ticarî hayatın yeşermesine zemin hazırlayan bir rota [İpek Yolu Kervan Ticareti] sunduğu anlaşılıyor. Dolayısıyla, bu büyük medeniyetler hem iç ticaretle, hem de dış ticaretle ayakta kalmayı ve müreffeh bir hayat kurmayı başarmışlardı. Ote yandaysa, kıyı hattı (Karadeniz kıyıları, Batı Akdeniz kıyıları ve Atlantik’in Avrupa kıyıları) boyunca
uzanan yarı-barbar bir Avrupa vardı.
Ticaretin yavaş yavaş gelişmesi, kasabalara ve loncalara özel imtiyazlar tanıyan ticarî merkezlerin kurulması, Yahudilerin ve hacıların sahip oldukları esrarengiz bilgiler, önce Akdeniz ticareti, daha sonraları da Haçlılar tarafından ulaşılan Ortadoğu’nun hayatî ve hayat veren bilgi ve teknikleri, büyük manastırlarda depolanan yoğun bilgi ve birikimler, bu faktörlerin hepsi, topyekün olarak vahşî tabiatın insanın varoluş /
yaşama imkânları üzerine yaptığı baskıları ortadan kaldırmıştı. AvrupalIların hayatı, teknoloji ve genel ticarî faaliyetler bağlamında Ortadoğu ve Çin’in standartlarına yaklaşmaya başlamıştı. Ancak, bu kadîm medeniyetler, aynı ölçüde acımasız olan yeni sınırlılıklarla ve sınırlamalarla yüzleşmek, teknolojik ve sosyal örgütlenme düzeylerini kaybetmek üzereydiler.