O günden sonra, sadece sevgili değil, ama en çok sevilen kadın haline geldi; yüreğimde bir yer edinmek, oraya fedakarlıklarla ya da hazların aşırılığıyla yerleşmek isteyen bir kadın değil; hayır, o benim yüreğimin ta kendisi, kaslarımı harekete geçirmek için zorunlu bir şey oldu.
Umutsuz bir aşk çökmüşse gönlüne sabahın üçünde, özellikle onun orada, yerinde olmadığı kuşkusuna kapıldığında telefon etmeyi gururuna yediremiyorsan, ister istemez içe dönüp kendinle baş başa kalırsın. O anda akrep gibi sokarsın kendini ya da hiçbir zaman postalamayacağın mektuplar yazarsın ona, ya da odanda volta atarsın, hem küfür hem dua edersin, sarhoş olursun, ya da kendini öldürecekmiş gibi davranırsın.
Bu gidişat bir süre sonra tatsızlaşır, bıktırır insanı. Yaratıcı biriysen - ama unutma, o anda boktan bir durumdasın- acılı anlardan ortaya elle tutulur bir şey çıkarabilir miyim diye sorarsın kendi kendine.