༄ irida

hiçbir ilişki sana istediğin her şeyi veremez. verdikleri bellidir. bir insandan istediğin her şeyi ortaya koyar -artık vücut kimyası mı olur, sohbeti mi, maddi desteği mi, fikir uyumu mu, iyilik mi sadakat mi ne istersen- ama bunlardan sadece üçünü alabilirsin. üçten fazlası olmaz. hadi çok şanslıysan dört. kalanını başka yerde ararsın. sana aradıklarının hepsini veren biri ancak filmlerde olur. ama film değil bu. gerçek hayatta, ömrünün kalanını hangi üç özellikle geçirmek istediğini belirleyip bunları bir başkasında ararsın. hayat budur işte.
Sayfa 650·Kitabı okudu
Alıntı
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
“bana berbat sürprizler yumağı olmaktan korktuğunu söylemiştin, hatırlıyor musun?” diye soruyor, jude da başını öne arkaya sallıyor hafifçe. “değilsin” diyor ona. “değilsin. ama seninle birlikte olmak, muazzam bir manzaranın parçası olmak gibi” diye devam ediyor. “ormandasın sanıyorsun ama bir anda değişiyor, çayıra dönüyor, ya da yağmur ormanına, buz uçurumlarına. hepsi çok güzel ama bir o kadar da yabancı, elinde harita yok, bir ortamdan diğerine nasıl bu kadar hızlı geçtiğini anlamıyorsun, bir sonraki dönüşümün ne zaman olacağını bilemiyorsun, üstünde hiç araç gereç yok. yürüyorsun sen de, karşına çıkana uyum sağlamaya çalışıyorsun ama ne yapacağına dair bir fikrin yok, ara ara hatalar yapıyorsun, kötü hatalar. işte bazen böyle geliyor bana.” susuyorlar. “yani esasında” diyor jude sonunda, “bana diyorsun ki sen yani zelanda’sın.” jude’un şaka yaptığını bir saniye sonra anlıyor, anlayınca da rahatlayarak, kederlenerek kahkahayı basıyor, jude’u kendine çevirip öpüyor. “evet” diyor. “evet, yeni zelanda’sın sen.”
Sayfa 614·Kitabı okudu
Alıntı
benim küçük dünyam burası ve içinde ne yapacağımı bilmiyorum. kendini kapana kısılmış gibi hissediyor ama işgal ettiği küçücük yerde bile yolunu bulamazken kapana kısılmak nasıl olacak? anladığını sandığını bile idrak edememişken, daha fazlasını nasıl umacak?
Sayfa 612·Kitabı okudu
Alıntı
yaşın ilerledikçe birkaç gün birlikte olmayı bile gerçekten isteyeceğin insanların azlığı dikkatini çekerken, bu kadar esrarlı ve akıl karıştırıcı olmasına rağmen bir kişiyle yıllarını geçirmek istemene hayret ederdin. demek ki: mutlu. evet, mutluydu.
Sayfa 599·Kitabı okudu
Alıntı
kendine jude’u düzeltmeye çalışmayacağına dair söz verirken, birini çözmenin onu düzeltmeyi de istemek olduğunu unutmuştu: bir soruna teşhis koyduktan sonra onu çözmeye çalışmamak hem ihmalkârlık hem vicdansızlıktı.
Sayfa 595·Kitabı okudu
Alıntı