Film
Sonu güzellik olan bir yola koyulacağım… Wild(Yaban)
Film
summer's wild and i've been waiting for you…
Müzik
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
İngmar Bergman
Neden puslu havaları,az diyaloğu,sakinliği,sessizliği,yalnızlığı ve Farö adasını seviyorum?Alt nedeni Bergman’dır.İzlediğim bütün filmlerde bu alanları az da olsa görmek isterim maalesef.Favorilerim tabi ki Skammen ve Persona.Hemen arkasına Wild Strawberries ve The Seventh Seal’i iliştirelim.Bergman izlediğinizde etkisi bir süre devam eder ama herkes yaklaşamaz ona.
Film
Geceye film önerisi bırakalım ✍🏻 Wild strawberries/yaban çilekleri Kesinlikle izlenmeli 🙌🏻
Film
Zamanın kenarında bir kayıt
Evrene, Lana Del Rey’den “Wild at Heart” öneriyorum. Hep biz mi anlamlandırmaya çalışacağız? Scientists observe particles emerging from nothing in collider konusunda şöyle bir cümleye denk geldim: “İnsan mantığı, bir şeyin ‘yoktan var olamayacağı’ ön kabulü üzerine kuruludur. Ama kuantum ölçeğinde nedensellik, yerini olasılık dalgalarına ve deterministik olmayan süreçlere bırakır.” Çok enteresan değil mi? Mantığın doğruluğunu teyit eden merciin, o mantığın sınırlılığına hapsolmuş olması tam bir döngüsel paradokstur. Kuantum dünyası bize şunu fısıldar: “Senin ‘saçma’ dediğin şey, aslında doğanın çalışma biçimidir; senin onu kavrayamıyor olman ise sadece senin donanım hatandır.” Richard Feynman'ın dediği gibi: “Eğer kuantum mekaniğini anladığınızı düşünüyorsanız, kuantum mekaniğini anlamamışsınız demektir.” İnsan, kendi anlamlandırma yetisini evrenin merkezine koyduğu için, anlayamadığı şeyi “mantıksız” olarak yaftalar. Evrenin bu kadar kaotik ve olasılıksal bir temel üzerine bu kadar tutarlı (görünen) bir makro gerçeklik inşa etmesi, gerçekten de hem trajik hem de absürt bir komedi. Burada ilk cümle oldukça komik geldi bana. Sebebi de döngüsel paradoks. Antropolojik ve psikolojik açıdan kesinlikle doğru, ancak ontolojik (varlıkbilimsel) açıdan tartışmalı. Lafı çok uzatmak istemiyorum. Sadece bu konularda ülkemizde hiç denecek kadar az sayıda meraka sahip kişiler olmamıza rağmen, bazen niş cümleler ve fikirler görmek, “paranın satın alamayacağı şeyler” dediğimiz hazzı sağlıyor. Sanırım “kültür” ve “gelişim” kelimeleri, birçok kişiye para ile olan bir algı olarak gelse de, aksi şekilde bu hazzı yaşamak çok farklı bir his. Metindeki ilk cümlenin bana komik ve hazin gelmesi, aslında insan zihninin kendini referans alarak dış dünyayı yargılama kibridir. İnsan,
Edebiyat