"Ah! İşte kibirli ve bencil bir kişilik! Başkasının özsaygısını balta darbeleriyle yıkmak isterken, kendi özsaygısına toplu iğneyle dokunulduğunda çığlık atan biriyle nihayet karşılaştım."
Bu ülkede binlerce konuşma odası kurmamız gerek. Istırap çekenin ıstırabını, onu o güne kadar hiç duymamış, görmemiş, dinlemek istememiş insanlara anlatacağı, her iki tarafın Karşılıklı saygı ekseninde hikaye değiş tokuş edeceği odalar. Hatta acı çeken de acıyı çektireni buluşturacak Odalar. İşkence mağdurlarıyla zalim işkencecileri, başörtüsü mağdurlarıyla onlarla dalga geçen faşist köşe yazarlarını, evleri yakılanlarla o evleri hayasızca yakanları, şehit edilen Mehmetçiğin ana babasıyla onun gözü dönmüş katilini buluşturacak odalar. Herkes yüreğinin nasıl yandığını; bir bedenden, bir okuldan, bir evden, bir candan kovulmanın acısını karşısındakine yürek dağlayan kelimelerle anlatacak. Belki sessizlikle, belki çığlıkla, belki gözlerden süzülen yaşla anlatacak.