Kağıdımız yoktu. Kalemlerimizi de kaybetmiştik. Kamış yapraklarından örülmüş bir alış veriş sepetinin içinde yalnızca zar zor bulduğumuz neşter, cımbız, dikiş iğnesi, az miktarda dezenfektan ve bandaj malzemesi bulunuyordu. 𝑩ü𝒕ü𝒏 𝒃𝒖𝒏𝒍𝒂𝒓𝒂 𝒓𝒂ğ𝒎𝒆𝒏 𝒃𝒊𝒓 𝒃𝒆𝒚𝒏𝒆, 𝒈ö𝒛𝒍𝒆𝒓𝒆 𝒗𝒆 𝒆𝒍𝒍𝒆𝒓𝒆 𝒔𝒂𝒉𝒊𝒑𝒕𝒊𝒌. 𝑩𝒊𝒛𝒍𝒆𝒓 𝒃𝒖𝒏𝒍𝒂𝒓𝒍𝒂 𝒌𝒂𝒛𝒂𝒏𝒂𝒄𝒂𝒌𝒕ı𝒌.