Kitabı resmen şans eseri aldım ve aslında alırken beğenmem diye çok korkmuştum . Ama beni şaşırttı aksine çok beğendim. Eğer dönem kitaplarını seviyorsanız eminim çok beğenirsiniz. Kitabın olay örgüsü,anlatım tarzı , karakterlerin tasviri hepsi çok güzel ve akıcıydı. O dönemde kadın olmanın daha doğrusu lucrezia için konuşursak bir genç kız olmanın zorluklarına o kadar güzel deyinmiş ki yazarın anlatış tarzını çok sevdim. Betimlemeleri gayet açıklayıcı ve ayrıntılıydı bu nedenle gözümde canlandırırken hiç zorlanmadım. Kitaba gelecek olursak Lucrezia nın karakterine,hayata karşı bakış açısına hayran kaldım. Çocukluğunu yaşayamamış bir genç kız ; düşünceleri hem çocuk hem de olgun bir yetişkin tarzında sanki karakterin içinde iki birbirinden bağımsız insan var gibi. Ailesinin ona tavrı, yaşadıkları zaman zaman ona çok acıdım...Görünüşte zaten aileden çok zengin ve güzel bir kız hani bizim gözümüzle biraz torpilli doğmuş gibi ama kitabı okuduğunuz zaman anlarsınız ki o yaşadığı büyük duvarlı kalelerin içinde ne acılar çekmiş. Çok zeki , ressam ve hayal gücünün bir sınırı yok her ne kadar müstakbel eşi ve ailesi onu sınırlandırmaya çalışsa da onun üstün zekası asla değişmemiş. Toplumun daha doğrusu eski toplumun kadın ve erkeğe biçtiği rolleri burada tam anlamıyla görüyoruz.Erkekler güçlü,savaşçı kadınlar ise ; eğer zenginse evlenene kadar ilim öğrenir daha sonra kocasına hizmet eder. Tek vasfı kocasını her açıdan memnun etmek ve o ne derse o üstüne laf söylememek . Alfonso tam bu tipte bir erkek ve tahmin edersiniz ki lucrezia gibi sınır tanımaz , özgürlükçü ve üstün zekaya sahip biriyle evlenmesi onun için hiç kolay olmayacaktır. Bu kitabı aşk kitabı sanarak almayın hepimizin bildiği saf romantizm yok . Hikaye gerçek temelli olan bir tarihi kurgu Ferrara Düşesi