lâl

parçalarını tekrar bir araya getirdiğinde, parçalandığı zaman nasıl hissettiğini unutuyordu insan. iyileşen yaraların ilk açıldığında nasıl hissettirdiğini de. o yaraların nerede olduğunu az çok hatırlıyor, tazeyken nasıl sızladıklarını biliyor ama artık parmağını üzerine bastırıp, işte, beni tam buradan incittin, diyemiyordu.
Sayfa 315
lâl
yara bantlarını çok seviyordu ama çoğunluğun aksine yaraları kapatıp iyileştirdiği için değil orada bir yara olduğunu işaret ettiği için. orada bir yara var ve o yarayı ben açtım.
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
lanet olsun ki şu an göğsünün ortasında kocaman, karanlık bir boşluktan başka bir şey hissedemiyordu. sadece rory’nin doldurabileceği bir boşluktu bu. sadece rory’nin sarılmasıyla dolacak bir boşluk.
Sayfa 281
lâl
ah bu boşluk! göğsümün içinde, şurada hissettiğim bu korkunç boşluk! - eğer onu bir kez olsun, bir kez olsun şu kalbe bastırabilsen, bu boşluktan eser kalmaz diye düşünüyorum çoğunlukla.
bundan nefret ediyorum ama kalbimde senin için her zaman kocaman bir yer olacak, söz veriyorum. hoşça kal, rory.
Sayfa 281
lâl
savaştım kendi kendimle, birimiz öldü. söyle şimdi zararım kime? hep de ben eksildim en sonunda. hep yalnız kaldım. beni sevmediler.
daha çok nathalie gibi ol, diye bağırıyordu beynindeki bir ses. neden onun gibi değilsin? öyle olsan belki rory seni de severdi. biraz daha nathalie gibi olsan…
Sayfa 225
lâl
çok tetikleyici bir kitap