lâl

10/10
·112 syf.·
2025 11. kitabı
“yaşam sana öldürmeyi öğretti mi?” “elbette.” suça sürüklenmiş bir kadın. okurken her sayfada firdevs için bir umut aradım. belki bununla mutlu olur, belki bu ona iyi davranır. ancak firdevs’le beraber kimseye güvenememeyi her sayfada biraz daha anladık. bu bir gerçek hayat hikayesi. yazarımız bir psikiyatrist ve araştırması için cezaevindeki kadınlarla konuşurken firdevs ile tanışıyor. firdevs’in idam edilmesine 6 saat var ve bu 6 saatte hayat hikayesini anlatıyor. bilmiyor ki firdevs’in sesi tüm kadınların kulaklarındaki çığlık olacak. firdevs’i öldürdüler çünkü firdevs gerçeği söyledi. çünkü firdevs bıçakla değil gerçekle onları öldürdü. “ölümle gerçek birbirine benzer. gerçekler de insanı öldürdüğü için, ölüm gibidir. ben bir insanı öldürdüğüm zaman, onu bıçakla değil, gerçekle öldürdüm. bu yüzden korkuyorlar; beni yok etmek için bu yüzden acele ediyorlar.” kitabı okurken durup durup düşündüm, sindirdim. firdevs o yaşlarda bunları yaşarken gerçekten nasıl hissetti anlamaya çalıştım. kitaba girip amcası ve yengesini tokatlayasım geldi. küçücük kızı bir eve sığdıramadılar. acaba ibrahim firdevs’i para vermemek için kullanmak yerine gerçekten aşık olsaydı hayatları nasıl olurdu? firdevs’e sahip çıkacak tek bir kişi olsaydı, ortaokul diplomasıyla iyi bir işe girseydi başına neler gelirdi? düşünüp duruyorum ama bu ataerkil düzen devam ettiği sürece her zaman kadınların küçük görüldüğü erkeklerin ilah gibi gösterildiği toplumda sadece birazcık daha özgür birisi olacağını biliyorum. oldukça sarsıcı bir kitaptı. eski dönemlerde yaşanmış bir olay olsa da hâlâ günümüzde de devam ediyor bu tarz olaylar. keşke kimse yaşamasa, keşke dünya masallardaki kadar romantik, yaşamaya değer bir dünya olsa.
Sıfır Noktasındaki KadınNevâl El-Seddavi · Metis Yayınları · 202526,4bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
9/10
·53 syf.·
2021 55. kitabı
"Kalbimi kelimelerle doldurdum. Mektuplarım onun için parmaklarını yakıyor. Dudaklarını da yakacak. Dudaklarını ve bütün varlığını. Ben pervane değil, ateşim. Kıskanıyorum kelimeleri. Birer kelebek gibi sana uçuyorlar. Kelimeler senin kokunla sarhoş... Kimsin sen? Kadın veya serap. Tanrı'yı kıskanıyorum: seni beraber yarattık. O başladı, ben tamamladım. Sevmek yaratmak demektir." Kapakta Cemil Meriç var. Aslında derginin tamamının Cemil Meriç üzerine kurulu olduğunu düşünmüştüm ama öyle değilmiş. İlk birkaç sayfada Cemil Meriç'in hayat hikayesini, kendini Türkiye'ye adamasını, oğluyla olan röportajını okumuş olsak da diğer sayfalarda daha farklı şeylerle karşılaştım. Hayatımda ilk defa kafkaokur dergisi okudum. Belki de o gün öğretmenim hediye etmeseydi, hiç elime bile almayacaktım. Öğretmenim hediye etti falan filan ama evde öylece duruyor. Benim de elimde başka okuyacak kitap yok, e başlayayım madem dedim ve elime o alış o alış. O kadar güzeldi ki böyle bir şey beklemiyordum. Yazarlarla olan röportaj kısımları sıkıcı gelir falan diyordum ama o kısımları bile keyifle okudum. İçindeki alıntılar beni çok etkiledi. Öykü, anlatı, şiir, röportaj ve daha bir sürü şey... Çok keyifli bir zaman geçirdim elimde olduğu anlarda. İyi ki almışım elime. Bundan sonra da hiçbir sayısını kaçırmayı düşünmüyorum. Hatta yarın 3 tane daha alacağım. Ben siz de seversiniz diye düşünüyorum. Okuyacaklara iyi okumalar.
KafkaOkur - Sayı 9 (Ocak-Şubat 2016)KafkaOkur Dergisi · KafkaOkur Dergisi Yayınları · 2016308 okunma
1/10
·%22 (133/600 syf.)
Televizyonlarda, sosyal medyada tecavüz, taciz, her türlü şiddet, cinayet haberlerini görmüşsünüzdür. Belki de aramızda bunları yaşayan, kendi gözleriyle tanık olan kişiler var. Çoğu kişi gördüğü bu haberlere tepki gösteriyor, ki bu uygulamada çoğunluğun tepki gösterdiğini düşünüyorum ben. O zaman neden hâlâ bu tür kitaplar basılıyor. Öznur Yıldırım'ın kaleme aldığı bu kitapta, bu saydıklarımın hepsi var maalesef ki. Ve kitaptaki bu saydığım şeyleri yaşatan şahısa bir nevi aşık olan, kendisini çok seven ve ne olursa olsun onu savunan bir kesim var. Yazarın kendisi de bu kesimden ayrıca :D E madem tecavüzü, şiddeti haklı bulmuyorsun, neden seviyorsun bu karakteri taparcasına? İntikam. Konumuz bu. Bir gün yanlışlıkla kadın karakterin yani Doğa'nın polis abisi, araştırdığı ve yıllardır peşinde olduğu bir adamı öldürüyor ve bu kişi erkek karakterimiz yani o çok sevilen bad boyumuz Ediz Çağıran'ın babası. Tabii Ediz hiç durur mu? İntikam alacak illa ki ama nasıl alacak? Doğa'yı öldürmeyi deneyecek, öldüremeyince de kaçıracak. Sonra da aşık olmalar vs vs bir şeyler işte. Yazar kitabı 17 yaşında yazmış, 17 yaşında atılan büyük ve başarılı bir adım. Peki bu başarının insanlara nasıl bir etkisi var? Öncelikle söylemeliyim ki kitapta aşırı derece de betimleme var, hani içilen bir bardak su bile betimlenmiş. Ben bunu bilerek başladım kitaba ama betimleme sevdiğim için rahatsız olmadım. Tek sorun şu ki, bu betimlemeler hep kendini tekrarlıyor... Yok sayfa satırları, yok roman sayfaları, yok karanlık... Bıkkınlık geliyor bir süre sonra. Birde kitap 2016'da basıldığı için çok fazla cringe gelen sahneler olabilir. "Bırak kolumu, canımı acıtıyorsun." gibi cümleler var... ĞQLSĞWLDPWŞDĞW Şunu söylemeliyim ki, eğer 'kadın' haklarını savunan biriyseniz kesinlikle elinize bile almayın
Yabancı - ŞahmeranÖznur Yıldırım · Pegasus Yayınları · 20167,9bin okunma
10/10
·540 syf.·
2021 44. kitabı
Booktok'ta çok fazla görünce ve çok fazla seveni olunca direkt aldığım bir kitaptı Dikenler ve Güller Sarayı. Hiç pişman değilim, iyi ki almışım. Keşke devam kitaplarını da alsaydım, en kısa zamanda onları da almayı düşünüyorum. Kitaptaki olaylar klişe gibi gözükse de, yazarın anlatımıyla konu çok daha güzel olmuş. Feyre çok güçlü bir karakterdi ve benim için güçlü kadın karakterler 1-0 önde oluyor. Kitaptaki en sevdiğim karakter Lucien oldu. Ukala tavrı, şakaları, mükemmel enerjisi ile çok tatlı bir karakterdi. Tamlin, yani erkek karakterimiz çok iyi birisiydi, aslında Tamlin için diyecek bir şey bulamıyorum. Ukala ama bir o kadar da kibar biriydi, hikayenin en naif insanı diyebiliriz bence. Feyre'nin büyük ablası Nesta'nın baştaki tavrı yüzünden, kafamı duvarlara vurasım geldi ama sonradan sevdiğim bir karakter oldu ve duyduğum kadarıyla devam kitaplarında kendisini daha çok görecekmişiz. Ryhsand... Kitabın 300. sayfasından sonra aramıza katılan o aşık olunan karakter. Tüm kitap boyunca gelmesini bekledim 300 sayfa nasıl geçti hatırlamıyorum... Beklediğime değdi mi? Evet! Sis ve Öfke Sarayı'nda daha çok seveceğimiz bir karakter olacakmış ama ben daha bu kitaptan bile sevdim kendisini. Benim çok beğendiğim bir kitap oldu, en kısa zamanda devam kitaplarını alacağım. Okuyun işte ya çok güzel bir evreni vardı. Lordlar ve Varisler kitabını sevdiyseniz, bunu da seversiniz. Benzer yönleri vardı çünkü. Neyse işte okuyun, okutturun tsk.
Dikenler ve Güller SarayıSarah J. Maas · Dex Kitap · 20166,1bin okunma
8/10
·352 syf.·
2021 31. kitabı
Herkesin sırları vardır değil mi? Asıl önemli olan, o sırları korumak için ne kadar ileri gideceğinizdir. Konusu; Bayview Lisesi'ndeki 5 öğrenci, bir pazartesi günü cezaya kalıyor ve olanlar oluyor. Öğrencilerden biri olan Simon o ceza sınıfında ölüyor ve yazar bu konuyu ele alarak kitabı yazıyor. Polisler, Simon'ın ölümünü bir kaza değil, bir cinayet olarak düşünüyor. Polis, Simon'un diğer 4 öğrenci hakkında yayınlayacağı dedikoduları ele geçirince, ceza alan diğer 4 öğrenci şüpheli durumuna düşüyor. Peki hangisi yalan söylüyor? Başlarda kitabın içine pek giremesem de, bir oturuşta bitirdiğim bir kitap oldu ama dediğim gibi kitabın içine pek giremediğim için, akıcı bir anlatımı olmasına rağmen, 3-4 gün kitabı elime bile almadım. Kitabı katil olduğu düşünülen 4 kişinin ağzından okuyoruz. Hepsinin kendince şüpheli duruma düşmesi için bir nedeni vardı. Nate ve Bronwyl çiftine aşık oldum resmen. Kitabın başından beri, onların beraber olmasını istedim. Addy'e başlarda aşırı sinir oldum, çünkü kendini yanında erkek yokken, bir hiç olarak görmesi beni çok kötü hissettirdi, hemcinsimin böyle şeyler düşünmesi... Kötü yani. Cooper'dan aşırı aşırı şüphelendim. Ama sonunda Kris'le hiçbir şeyi umursamadan rahatça hareket edebilmesi beni aşırı rahatlattı. Katili hiçbir şekilde tahmin edemedim, her şeyi düşündüm ama son 60 sayfayı ağzım açık okudum... Kesinlikle böyle bir şey beklemiyordum, şok oldum. Kitap güzeldi ama öyle aman aman bir şeyi yoktu. Okunur yani.
Birimiz Yalan SöylüyorKaren M. McManus · Yabancı Yayınları · 20173,517 okunma