Eğlenceliydi. Zevkliydi. Porno sektörünü ve insanlığın karanlık, sapık ve ikiyüzlü tarafını gayet güzel göstermiş Chuck. Ama yine de ne edebi zevk vardı, ne de diğer kitaplarından bir fark. Artık üslubu ve sürekli kendini tekrar eden kalıpları insanı bayıyor. Bir de finali "bakın böyle bir şey yazabiliyorum" havasındaydı, etkilenmedim. Gereksiz uzatmış. Ha ama okunur mu? İki güne okunur muhabbetlere meze olur.
Philip K. Dick her zamanki gibi muazzam bir hayal gücüyle kaleme almış romanı. Başlığının da hakkını veriyor: Hem Doktor Kan Bedeli, yani Dr. Blutgeld, hem de "Bombadan sonra nasıl geçinip gittik?". İlgi çekici olan kısmı, sıradan karakterlerin çok ilginç durumlara maruz kalması. Yahut başlarından geçen olaylar her yerde karşımıza çıkabilecekken, bunların nasıl gerçekleştiği. Çeviri elbette her PKD kitabında olduğu gibi çöp, aynı zamanda editörlük de rezalet. Eksik kelimeler, edatlar vs. çok göze batıyor. Yine de okutturuyor roman kendisini. Aşırı karakter sayısı can sıkabilir tabii ki, tasvire yer vermeyen PKD kitaplarında benim gözüme çarpan en büyük eksiklik de budur. Çok karakter ama az tasvir. Kafada bir şey canlanıyor ama imgelemlerle. Kitabın yarısına kadar müthiş sıkılmanıza sebep olabilir.
Kitap umut dolu bir yandan da. "Dünya nasıl yok oldu?" yerine, "Her şeye rağmen hayata nasıl tutunduk?" diyor kitap. Okurken arada karamsarlığa düşseniz bile, ister istemez hayatla dolduğunuzu hissediyorsunuz.
Bilim kurgu sevenlerin mutlaka okuması gereken bir kitap.
*SPOILER*
Dünyanın çevresinde dönen uyduda mahsur kalan adamın yaptığı radyo yayını, yeryüzünde hayatta kalan insanların umudu oluyor. Bu bile muazzam bir hayal gücü örneği.
Dr. Kan BedeliPhilip K. Dick · Alfa Yayınları · 201753 okunma