Kendini bildi bileli hüzünlüydü, daha doğrusu neşeden yoksundu; çok yüksek bir dağın güneş ışığını engellemesiyle suları kararan ve melankolikleşen göller gibiydi. O dağ oradan alınabilseydi güneşin suları şenlendireceği bilinirdi ama dağ daima oradaydı ve göl de hüzünlüydü. Marcello da o göller gibi hüzünlüydü ama dağ neydi bilmiyordu.