İnsanın tıpkı koku alma duyumunu yitirmesi gibi, başkalarını sevme yetisini yitirmesi ne tuhaf! Bunu karşılayacak bir sözcük neden yok acaba? Sağır sözcüğü var, kör sözcüğü var ama koku alma… Ya da öteki yetiyi yitirme ile ilgili sözcük yok.
Benim gibi biraz sinirli mizaçlar, günleri katetmek için otomobillerdeki vitesler gibi farklı hızlarla donatılmışlardır. Tırmanması müthiş uzun süren, yokuşlu, zahmetli günler vardır, şarkı söyleyerek süratle aşağı kaydığımız inişli günler vardır.
Evimde gereksiz eşyaların hepsi var şüphesiz. Sadece gerekli olan şey eksik: Buradaki gibi kocaman bir gökyüzü parçası. Hayatınızın üstünde hep bir gökyüzü parçası bulundurmaya çalışın yavvrucuğum.
Geçmişi hatırlama gayretimiz nafile, zihnimizin bütün çabaları boşunadır. Geçmiş zihnin hâkimiyet alanının, kavrayış gücünün dışında bir yerde, hiç ihtimal vermediğimiz bir nesnenin (bu nesnenin bize yaşatacağı duygunun) içinde gizlidir. Bu nesneye ölmeden önce rastlayıp rastlamamamız ise tesadüfe bağlıdır.
Çocuğunu sana bağımlı sanırsın ama o uzaklaşmaya başlayınca senin de bağımlı olduğunu keşfedersin. Bu her zaman iki tarafı da keskin bir bıçak olmuştur