Bengisu

Bengisu
@withbengii
Yaptığınız işleri kutsallaştırmanın bir anlamı yok.
Puan vermedi·430 syf.··
2024 9. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 22 Eylül 2024 16:20
Kitaba 10/10 veriyorum. ***Daha önce neden okumadım diye kendime kızdığım bir kitap oldu açıkçası.Çok denk geldiğim ama okumayı ertelediğim bir eserdi.Başlarken Nietzsche’yi nasıl işleyecek diye merak etmiştim fakat kitap ilerledikçe bu merak yerini Dr.Bruner’a bıraktı.Kendimi Nietzsche’ye yakın hissetmiştim çünkü.Ama aslında ben Dr. Bruner’dım.Temelde ikisi de aynı dertten muzdarip ama Nietzsche zaten hayatını istediği o yalnızlık,buhranlıktan yana seçmiş,bir yere ait olma hissinden sıyrılmış biri.Bruner ise varlık ve kalabalık içindeki yalnızlığının farkında olmayan biri.Belki bir çoğumuzun asıl hastalığımızın ne olduğunu bilmeden yaşaması ile aynı durum.Belki hasta olduğumuzun bile farkında değiliz. ***Bazı kitaplara yorum yazarken korkuyorum.Ben de bıraktığı etkiyi kelimelere aktarmakta zorlandığımı hissediyorum.Karanlık taraflarımızı gün yüzüne çıkarmanın hem felsefi hem tıbbi hem de psikolojik açıdan çok da korkutucu olmadığı hissiyatını veriyor. Ayrıca Freud’un henüz genç yaşında ve hipnoz,bilinç,bilinçaltını da bu denli profesyonelce kullanması bunun Dr.Bruner’ın işine yaraması çok etkileyiciydi. ***Ben hiç sıkılmadan bir solukta okudum.Çok keyifliydi.Her seansı benimle yapılmış bir terapi seansı olarak okudum.Bazı sorulara kendi hikayemden cevaplar aradım.Sonunu hem çok merak edip hem de bitsin istemedim. Şimdiden okuyacaklara keyifli okumalar dilerimm
Nietzsche AğladığındaIrvin D. Yalom · Ayrıntı Yayınları · 202469,9bin okunma
Reklam
Puan vermedi·408 syf.··
2024 5. kitabı
·
79 günde okudu
·
Okunma: 03 Haziran 2024 21:39
Uzun bir süre okuyamadım ama aklım hep kitaptaydı.Sonunu elbette aşağı yukarı tahmin ediyorsunuz başlarken fakat okurken kurduğunuz empati,sürecin ilerleyişi,yazarın anlatımı derken kendinizi kaptırıp gidiyorsunuz.Çok uzatmayacağım ama içerik olarak sadece bende bıraktığı duyguları anlatmak istiyorum. *** Emma’ya sadece kızdım açıkçası.Bazı şeyleri istemiyorsak istemiyoruzdur.Birilerini inciterek devam etmenin bir manası yok aslında.Bu hikayede herkesin kendince haklı sebebi vardır illa ki ama bir insanı aldatmanın bahanesi olamaz,olmamalı. *** Bazen büyük bir çıkmazda hissediyoruz ve gerçekleri göremeyebiliyoruz.Bu büyük yanlışlara sürüklenmemize sebep oluyor,dönüşü olmayan yollara sokuyor.Emma’nın yanlışını düzeltmek için son çırpınışlarını okurken sadece kocasına üzüldüm.Hatalı mıydı,bilmiyorum.Ama bu kadarını hak etmediği kesin.Bu noktada kendi hayatıma baktım aslında.Evet bazen çıkmazdayız ve ne olursa olsun diyebiliyoruz ama şunu okudum her satırda aslında:Aşk masum bir duygu fakat yanlışı olmayacak diye bir şey de yok.Bir şey yanlışsa yanlıştır.Ve bir şeylere karar verirken özellikle bu konuda başkalarını da düşünmek gerekiyor. Sonucunda sen çekip gitsen de birilerinin hayatını alt üst etmeye hakkın yoktur. Emma bu hikayede sadece kocasını harcadı.Bir kadın karaktere ilk defa bu denli kızdım. *** Yani kısaca birilerinin hayatına girmişseniz öyle ya da böyle artık fütursuzca yaşayamazsınız.Karşıdaki sizin istediğin gibi değil diye ona bir paçavra gibi davranamazsınız.Emma’nın kalbi çok fazla boşluktaydı. *** Hikaye sinir etse de yazar çok başarılı elbette.Okunması gereken bir kitap. İyi okumalar dostlar
Madam BovaryGustave Flaubert · Can Yayınları · 202240,8bin okunma
Puan vermedi·416 syf.··
2024 3. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 26 Şubat 2024 13:27
Gerçekten bir başyapıt.Nerden başlayacağımı bilemiyorum.Her satırından çok etkilendiğim bir başyapıt.Uzun zamandır okumayı planladığım ama bir türlü başlayamadığım fakat başlamakta geç kaldığımı fark edip kendime kızdığım bir kitap oldu.”Yalnızız” sadece isminden etkilendiğim ve aslında başlamaktan korktuğum bir kitap.Öteleme sebeplerimden biri buydu.Hepimizin bildiği kalabalıklar içindeki yalnızlığımıza bir farkındalık daha ekleyip yalnızlığın daha farklı bir boyutuna beni taşımasından korktuğum için başlamamıştım.Hayır,elbette daha derine itmiyor kitap.Kalabalıklar içindeki yalnızlığın felsefik boyutuna iniyor sadece. . . Meral.Bu kızcağız zamanın şartlarında hayatını doya doya yaşamak isteyecek fakat buna engel bin türlü sıkıntısıyla yüzlecek.Bu sıkıntıları ne kendine itiraf edebilecek ne de çevresindekiler onu anlayabilecek.Bu durumda türlü yalana ve entrikaya,kafasında çözmeye çalışacağı bir sürü sıkıntıya karmaşaya rağmen umudunu diri tutmaya çalışacak.Ama bu da onu derin bir yalnızlığa itecek ve sonuç kendisinin bile hayal edemediği bir sona götürecek.Meral’de kendimizi buluyoruz aslında.Yapmak istediğimiz o kadar hayallerimizin maddi manevi engelleriyle fazlasıyla karşılaşınca vazgeçişimizi kabullenmek kolay olmuyor.Keşke hayallerini yaşayabilseydi ya da keşke onu anlayabilen biri ile karşılaşabilseydi. Samim.Hayatın realitesini çözmüş ve ona karşı oldukça samimi olan biri.Aynı zamanda çok zeki.Samim’i okuduğumda bütün duyguları onun kadar gerçekçi yaşadım.Çünkü hem bu kadar bilinçli olmasına rağmen Meral’i anlamamış olması öfkelenmeme sebep oldu hem de bu denli zeki olması ve Meral’in yalanlarına aldanmamış olması içten içe takdir edilesi.Meral’in yerinde olsam onun kıvrak zekasından ders alırdım.Çünkü aslında onunla arkadaş kalmayı başarabilseydi hayallerini
YalnızızPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 202527,2bin okunma
Puan vermedi·309 syf.··
2023 12. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 03 Kasım 2023 13:46
"İnsan ailesini seçemez ama hikayesini anlatmayı seçebilir." Kitabın arka kapağında bu cümle yazılı. Küçükken babası tarafından cinsel istismara uğrayan ve bunu yakın çevresine anlattığında başta annesi olmak üzere kimsenin inanmadığı ya da inanmak istemediği ellili yaşlarında bir kadının hikayesi. Ben bu kitabı "Sessiz Kitap" diye adlandırdım. Norveç edebiyat dünyasında çok ses getirmiş çünkü yazar kendi hayatını sayfalara dökmüş. Yazarın kız kardeşi bu kitabın aksini yazan bir roman bile yazmış. Yazar otobiyografik eser olarak nitelendirilmesini istemiyor çünkü her eserin yazarların hayatından bir parça olduğunu söylüyor. O yüzden buna gerek duymuyor. Sessiz kitap dememin sebebi olay çok sakin anlatılıyor. Belki de kendini anlatmaktan, inandırmaya çalışmaktan yorulmuş bir karakterin pasif öfke nöbetleri diye niteleyip siz de bu sakinliği sineye çekiyorsunuz. Yazar olayı detaylarıyla anlatmamış. Sadece yaşadığının onun üzerinde bıraktığı etkiye ve sonraki hayatını nasıl etkilediğine değinmiş. Sanırım kitaba sakinliğini veren de bu. Yazarın bizim dilimizde yayımlanmış ilk eseri. Kendisi "ilk politik eserim" diye nitelendiriyor kitabı. Çünkü aslında günümüzde birçok kişinin bu sorunu olduğunu aynı şeylere maruz kaldığını hepimiz biliyoruz. Bunu bildiğimizden okuduğumuz sayfalar bize acı veriyor. Beni sıkmadı kitap. Psikolojik bir tahlil okudum diyebilirim. Okumak isteyenler bu yazdığımı dikkate alarak başlasın. Çünkü sakin gittiği için sıkma ihtimali var. Herkese iyi okumalar
MirasVigdis Hjorth · Siren Yayınları · 20216,5bin okunma
Ahh Nora!!!
Puan vermedi·282 syf.··
2023 11. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 19 Ekim 2023 14:08
Aslında içimizde çok fazla Nora var. Kaldırımda yürürken yanımızdan geçiyorlar belki,bir mekanda kahve içerken, alışveriş yaparken ya da hayatın dışında bir yerde insanları izlerken... Ya da belki en başta Nora'nın ta kendisiyiz. Kitap bitince kendimin yüzde 80'lik kısmının Nora olduğunu anladım. Belki yaşamayı bilmediğimden ya da belki de yaşadığımız coğrafyanın anne baba profilinin bizi keşkelerle büyütmesinden. Yaşadığımız hiçbir anda mutlu olmayı beceremediğimizden. Kanımızda sadece umutsuzluk olduğundan... Bu sebepler sıralanır gider. Ama kitap bildiğimiz bir şeyi bir kez daha hatırlatıyor bize. Yaşadığımız hayatı en iyisi yapmak elimizde. En kötüsü yapmak da elbette. Kim istemez ki Nora gibi istediğimiz her hayatı deneyimlemek için bir şansımızın olmasını. Ben kitaba başlarken Nora'ya çok imrenmiştim. İstediği her hayatı yaşayacaktı. Ama kitabın ortalarına doğru şunu anladım. Nora hemen her hayatında antidepresanlıktı. Hangi hayatta olursan ol her şey sende bitiyor. Hayata hangi pencereden baktığın önemli. Ben kitabın sonunda Nora'nın sosyal medyada paylaştığı bir yazıdan alıntı yaparak incelememi bitirmek istiyorum. Bu kitabın özeti orda. Mutlaka okunması gereken bir kitap. "Yaşayamadığımız hayatların yasını tutmak kolay. Başka yeteneklerimizi geliştirmiş, bazı teklifleri kabul etmiş olmayı dilemek kolay(...)Ama asıl sorun pişmanlığın kendisi. Büzüşmemize, kuruyup kalmamıza, kendimizin ve bütün insanlığın en büyük düşmanı olduğumuzu hissetmemize neden olan pişmanlığın ta kendisi. (...) Kazanmanın nasıl bir his olduğunu anlamak için bütün sporları yapmamız gerekmiyor. Müziği anlamak için gelmiş geçmiş tüm müzik eselerini dinlememiz gerekmiyor. Sevgi ve gülmek, korku ve acı, bu hayattaki en geçer akçeler. Gözlerimizi kapayıp önümüzdeki içeceğin tadını çıkarmak ve
Alıntı
Gece Yarısı KütüphanesiMatt Haig · Domingo Yayınevi · 202598bin okunma
Reklam