Kuşlar söylüyor çünkü. Geçen sabah senin üzüntülü olduğunu söylediler. Dokunsalar ağlayacakmışsın. Dokunmamışlar. Yine de ağlamışsın; dostun gözünden akan bir damla yaşın yeryüzündeki bütün gölleri tuz gölü yaptığını bilmez gibi. Gül ki, acılaşmasın göller.
koşmaya başladığında da düştün. Diz kapakların yaralandı, dirseklerin kanadı. "Yapamam, beceremem, olmuyor." gibi zehirli inançlarla henüz tanışmadığın için kalkıp yeniden koştun.