Diğer pek çok akranı gibi, Jiyeong'un da okul hayatında karşılaştığı ilk zorluk, sıra arkadaşı erkek öğrencinin "şakalarıydı". Aslında Jiyeong bunları hiçbir zaman şaka olarak görmedi.
Tutkular kötülüğün imgesine doğru akıyordu, kötülüğün kendisine değil. Tutku ölümün imgesini kucaklıyordu, ölümün kendisini değil. Bunu tenimin gözeneklerinde, saçlarımın diplerinde hissedebiliyordum, yakıcı bir aydınlık gibi hissedebiliyordum.
Aşağılanmış, gizlenen ve hiçbir haklılığı olmayan yaratıklarız biz. Eski romans bitti artık. Öyleyse bırak yeni bir anlam kazanalım. Kana susadığım gibi susadım parlak ışığa.