Daha fazlasını hissetmek isteyebilirsin. Bu günah mı? Yetinmek istememekle, şükretmemek anı şey mi? Geriye dönüp baktığında aptalca bulabileceğin bir şey yüzünden günlerce mutsuz hissetmekte mesela, utanılacak bir şey var mı? Beklemek, kaybolmak, reddedilmek, kıskanmak... Bunların nasıl bir şey olduğunu herkes gayet iyi bilir. Ve tüm bu duyguların hiçbir şey ve hiç kimse için değmediğini de. Ama yine de mutsuz olunabilir. Çünkü insan tam da böyle bir şey.
nefesin yetmiyorken kalbine
nasıl bahar kokuyorsun
çığlığını duyuyorum göğsünde
yüzünde kime ne dinginliği
bir yıldızın kuyruğu olmaya
hazırsın oysa
elimi tutsan
bir serçe bırakacağım avucuna
bu kış bizi ırgalar
bu kış bizim
üstümüzden geçer
donmuş balıklar suyun yüzünde
evlerde sızlayan kemikler
ateşin cürmü kendine kadar
-rüzgâr sığmıyor bir dizeye-
bak gün döküyor zaman
bende başka mevsimler var
içimde saklı dünyalar
kış orada simli bir kartpostal
Eğer tüm gördüklerimiz, hissettiklerimiz, tattıklarımız, arkadaşlıklarımız, yani hayatımızda önemli bulduğumuz her şey zaman içinde bir bir yitip gidecekse yaşamın anlamı nedir? Geçmişin gölgesinde silikleşen tüm bu görüntüleri, sesleri, tatları, hisleri sonsuzlukta kaybolmadan önce yakalayıp ölümsüzleştirmemiz, bu dünyadaki fani mevcudiyetimizin aksine onlara bir ölçüde sonsuzluk bahşetmemiz mümkün olabilir mi?