Fırtınalı yağmurlardan artık şikayet etmiyorum. Mesleğin büyüsü bana, iki saate varmadan siyah ejderlerle ve tepelerinde şimşekler çakan dağlarla çarpışacağım, gece çöktüğünde ise özgürleşerek yıldızlarla yolumu bulacağım koca bir dünya sunar.’
Fırtınalar, sis, kar bazen canını sıkar. O zaman senden önce aynı şeyleri yaşayanları düşün ve kendine şunu söyle: “başkalarının başardığını, ben de her zaman başarabilirim.”
Eskiler saygımızı kazanmak adına bütün marifetlerini anlatırlardı. Bazen aralarından biri sonsuza dek saygımızı kazanmış olarak bir daha geri dönmemek üzere aramızdan ayrılırdı.
Sanırım yavaş yavaş bir şeyler yerlerine oturmaya başlıyor ve bütün o iyiliklerin olduğu kadar kötü davranışların da sonunda insan, hâlâ kendisi olduğunu fark ediyor. Aynı kişi olmasan bile sonuçta hala sensin.
İzin var mı diye sordu. Bakışları ilk dudaklarıma indi, sonra da gözlerime çıktı. Bir şey diyerek onaylamasam da parmak uçlarımda yükselerek dudaklarımı onun dudaklarıyla birleştirdim. Duygularını itiraf eden taraf yalnız o olsa da, özleyen kişi sadece o değildi. Bende özlemiştim.