size nasıl hissettirdiklerini unutmayın. sizi nerede çaresiz ve yapayalnız bırakıp hayatlarına nasıl devam ettiklerini unutmayın. avucunuzda sevginizden başka bir şey bırakmadıklarını, sizi nasıl yerle bir edip arkalarına bile nasıl bakmadıklarını unutmayın. sizi sevmelerinin nasıl koca bir yalan oluşunu, sevgilerinin de(varsa) arkasında nasıl duramadıkları o cesaretsizliklerini unutmayın. o yerlere düşüşünüzü, o kalkamayışınızı, sizi kaldırabilecek olanın kendileri olduklarını bilmelerine rağmen uzatılmayan o eli unutmayın. kafanızı dağıtmak için elinizden geleni yapsanız da dağılmayan kafanızı, hatta bir silah olsa da dayasam dediğiniz o anları unutmayın. bir saç okşamasını bırakın, bir sözüyle dünyayı ikiye böleceğinizi bildikleri halde sizden tek bir harfi nasıl esirgediklerini unutmayın. size hayaller kurdurup elleriyle nasıl yıktıklarını, o enkazın altında sizi nasıl bıraktıklarını unutmayın. kalbinizde hiçbir şeye nasıl yer kalmadığını, sevginizin bir paçavra gibi ordan oraya savrulduğunu, sadece sizin yandığınız o yangını unutmayın. size nasıl hissettirdiklerini unutmayın.