Oturup ağlayayım mı yani? Senden ayrı ,ağlanamaz da! Sensiz to be or not to be bile olamaz,düşünülemez! Nefes alınır sanılır ama nefes değildir. Sensiz içilemez,yalnız kalınamaz,dövüşülemez. Sensiz ancak bu kafa, taşa çarpılır.
“Sen hiçbir zaman bu kadar güzel olmamıştın,dedi birinci körün karısı. Sözcükler böyledir işte, durmadan kılık değiştirir,birbirinin peşine takılırlar,ne yöne gittiklerini bilmezler sanki ve içlerinden ikisinin ya da üçünün ya da dördünün,örneğin bir kişi adılının,bir zarfın,bir eylemin,bir sıfatın kendi halinde öylece birdenbire ortaya çıkıvermesiyle,heyecanımız cildimizin yüzeyine ve gözlerimize kadar karşı konulamaz biçimde yükselir,duygularımızın içine hapsolduğu barajı yıkar.”