manquer

manquer
Seni kuvvetle kendine çeken bir şeyden uzaklaşmaya çalışırsan etrafında dönmeye başlarsın.
Onu, Tanrım, onu bırakıp gitmek: Nasıl düşünebilmişti bunu, sanki hâlâ kendi kendine aitmiş gibi, sanki bütün duygularıyla kökünden buraya, onun varlığına kenetli değilmiş gibi nasıl böyle bir karar alabilmişti! Bedenini derinden sarsan, gözle görülür bir biçimde titreten şiddetli bir acı başlamıştı ansızın; alnından itibaren bütün vücudunu saran ve yüreğinin derinlerine kadar inen bir darbe, gece vakti şimşek çakması gibi her şeyi aydınlatan bir yırtılmaydı bu: Bütün sinirlerinin ve ruhunun her zerresinin sevdiği kadına karşı aşkla tutuştuğunu işte bu göz alıcı ışıkta fark etmemek imkânsızdı. Genç adam o sihirli sözü sessizce telaffuz ettikten sonra, sayısız küçük çağrışım ve anı açıklanamaz ve korkuyu had safhada kamçılayan bir hızla ışıklar saçarak beyninde canlanmıştı; bunlar o güne kadar itiraf etmeye ya da yorumlamaya asla cesaret edemediği ayrıntılardı ve her biri duygularını keskin bir şekilde aydınlatıyordu. Bu kadına aylardan beri sonsuz bir tutkuyla bağlandığını işte o an anlamıştı.
1000Kitap
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
İşte o an, o saniye, tamamen unuttuğu bir gerçek beyninde şimşek gibi çakmıştı; söz konusu işi kabul etmek, aynı zamanda evden ayrılmak anlamına da geliyordu. Tanrım, onu bırakıp gitmek: Sevincinin gururla şişmiş yelkenlerine bıçak gibi saplanmıştı bu düşünce. İşte şaşkınlığına teslim olduğu bu kontrolsüz saniyede, aldatmacanın üst üste yığılmış bütün sahte kirişleri yüreğinin üzerine çöküvermiş ve kalp kasında meydana gelen ani bir seğirmeyle onsuz kalmanın düşüncesinin bile onu acıyla, ölüm benzeri bir duyguyla paramparça ettiğini hissetmişti.
1000Kitap
Aşk
Ama aşk, bir cenin gibi bedenin karanlıklarında acıyla dönüp durmaktan kurtulduğu, nefes ve dudak aracılığıyla kendini zikir ve itiraf edebildiği zaman gerçek aşktı. Bu duygu çok ısrarcı olursa, bir an gelir ilmek ilmek dokunmuş tırtıl yuvasını deler, yükseklerden en derinlere doğru yuvarlanır ve ürkmüş yüreğe var gücüyle çarpardı.
Sayfa 11·Kitabı okudu
1000Kitap
Hayır, bu kadın farklıydı. O, bambaşka, ihtirasa yer olmayan bir gök küreden ışık saçmaktaydı, bakir ve dokunulmazdı; öyle ki genç adamın en ateşli düşleri bile kadını soymaya cesaret edemiyordu. Kadının varlığının yaydığı rayihaya çocuksu bir şaşkınlık içinde kendini kaptırıyor, her hareketinin müzik dinlercesine tadına varıyordu; kadının ona karşı beslediği güveninin mutluluğunu yaşarken, onu heyecanlandıran yoğun duygusunu açığa vurmaktan da sürekli korkuyordu: Henüz adı olmayan bir duyguydu bu, ancak gizlendiği yerde çoktan biçim bulmuş ve kora dönmüştü.
Sayfa 11·Kitabı okudu
1000Kitap
Genç adam dikkat kesildi. Özgürlüğünü istemeyerek sattığını kadın nereden biliyordu? Neden ilk sözcükle bir likte yarasına, varlığının zedelenmiş ve en hassas yerine, nabız gibi atan noktasına, özgürlüğünü yitirip varlığına yalnızca göz yumulan, kiralık, parayla tutulmuş biri olma korkusuna dokunmuştu? Elinin tek bir hareketiyle bütün bunları onun üzerinden nasıl sıyırıp atmıştı? Gayriihtiyari başını kaldırıp kadına baktı ve bakmasını inançla bekle yen ilgili sıcak bakışların ancak o zaman farkına vardı.
Sayfa 8·Kitabı okudu
1000Kitap