"Yine yanlış yerde duruyorsun."
"Burada durmamı sen istedin."
"Hayır ondan bahsetmiyorum." dedi. Elini göğsüne koyup derin bir nefes alırken arkasına döndü ve "Orada olmaman lazımdı." diye mırıldandı.
"Başka biriyle olan mutluluğu beni mutlu etmeye yeterdi. Ben onu karşılıksız seviyordum. Onu sevmeyide seviyordum. Bensiz mutluysa, ben de onun bensiz mutluluğuyla mutlu olabilirdim."
''Gülme ama, gündüz nasıl dışarı çıkıyorsun?''
Ama o güldü. ''Efsane.''
''Güneş seni yakmıyor mu?''
''Efsane.''
''Tabutta uyumak?''
''Efsane.'' Bir an tereddüt etti, sonra garip bir sesle cevap verdi. ''Ben uyuyamam.''
Bunu kavrayabilmek için bir an düşünmem gerekti. ''Hiç mi?''
''Hiç,'' dedi.