"Bu yazarın isyanı dışa değil, kendi içine dönük."
7/10
·98 syf.··
2026 15. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 00:00
Selam. Öncelikle ben kitabı "sürükleyici mi?" diye değerlendirmek yerine her zaman yazarın ne anlatmaya çalıştığına odaklanıyorum. Kitabın kısaca içeriğine gelirsek; bir mektup ve yazarın Bianca ve X'e yazdıklarından oluşuyor. Yer yer daha gerçekçi anlatımı var. Başlarda günlük gibi gelse de, okudukça mektup olduğu anlaşılıyor. Kısacık ve kendini okutan bir kitap. Sakin bir zamanda okunabilir. Okuması kolay ve dili akıcı. Ayrıca insanı zaman zaman düşündürüyor. Bence zihninin içinde yaşayan ve çok az kişinin keşfettiği yazarlardan biri Fuat Adıgüzel. Kitaptaki depresif ruh hali, düzene isyan yani toplumun dayattığı kalıplara yönelik sorgulamalar ve felsefik çıkarımlar bende biraz yeraltı edebiyatından da izler taşıyor hissi uyandırdı. Ancak klasik yeraltı edebiyatında bu isyan dışa daha çok vurulurken, Adıgüzel'in isyanı daha çok içe dönük. Yazar, insanın kendisini, egosunu ve hayatın anlamını sorgulatıyor. Bu yüzden felsefik yönlü bir kişisel gelişim kitabı diyebilirim. Alışılmış kişisel gelişim kitaplarına göre daha karanlık ve sorgulayıcı bir içsel yapısı var. Kitapla kalmanız dileğimle.
1000Kitap
Hiçliğe VarmakFuat Adıgüzel · Amore Yayınevi · 20253 okunma
Yapay zekâ dünya'yı ele geçirse ne olur?
10/10
·544 syf.··
Beğendi
·
2026 13. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 21:00
Öncelikle selamlarrrrrr! Vahşet uyarısı!!! Kitabın kısaca konusu ; Gelecekte hızla gelişen yapay zeka sistemi insanlığa başkaldırır ve dünya genelinde devasa bir yıkıma yol açar. Bu küresel felaketin ardından insanlığı korumak amacıyla tüm dünyada internet kullanımı tamamen yasaklanır. İnternete erişim, yalnızca yapay zekayı kontrol altına almak ve ehlileştirmek amacıyla kurulan belirli üniversitelerin özel bölümlerinde serbest bırakılır. Bu seçkin kurumlardan biri de giriş şartları son derece ağır olan Simora Üniversitesi'dir. Yapay zekanın ilk büyük saldırısında annesini kaybeden ve babasından ayrı düşen Peri Menger, intikam ve hayatta kalma arzusuyla üç yıl boyunca durmaksızın çalışır. Simora Üniversitesi Yapay Zekâ bölümü sınavlarında birinci olarak okula girmeyi başarır. Peri, bu üniversitenin yapay zeka bölümü için gerekli olan sözleşmeyi imzalar. Sözleşmede, ölüme kadar olabilecek her şeyin sorumluluğu öğrencilere bırakıldığı yazılır. Sonrasında bir 70'ler partisi düzenlenir. Ardından bir gece yarısı dersi konulur. Bu derste herkes bilincini yitirir. Bilinçleri yerine geldiğinde ise kapının olmadığını farkederler. Sonrasında bir göz ve "X" beliririr. Ve bir ses duyulur. "Korindon'a hoş geldiniz." Korindon insanlığa karşı ayaklanma başlatan en zeki yapay zeka modelidir. Korindon'dan çıkmak isteyenlerin kafası patlar. Kalan 120 öğrenci, hayatta kalmak adına yapay zekâ ile ölümcül oyunlar oynayacaktır Öncelikle Squid Game'i özlediğim için başladım ve beklentimin üzerindeydi hatta taştı bile. Ceren'in dili ne basit ne ağır çok yerinde zaten. İlk olarak karakterlerden bahsedicem. Yekta kadar uyuz olduğum bir karakter görmedim ben ya! Bu kadar sinir bozucu bir canlı olamaz. Hani bağıra bağıra söve söve okudum ya. Ayrıca Peri kadar da salak bir insan
1000Kitap
Kuğu Kıyım 1: SimoraCeren Melek · Indigo Kitap · 2026100 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
x
Puan vermedi
Bi kitap ne kadar dokunabilirse o kadar dokundu Çok naif bi hikayeydi. Yazarın derindeki hassas duyguları ifade edişi betimlemesi beni kendi çocukluğuma döndürdü...
17 HaziranAlex Schulman · Timaş Yayınları · 2026771 okunma
Hakikat Artisti miyiz ?
10/10
·110 syf.··
Beğendi
·
2026 23. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 01:16
Karakoç her birimizin zihnine ve ruhuna birer keski veriyor ve bizi kendi kendimizin heykeltıraşı ilan ediyor. Ama buradaki en can alıcı soru: "O heykeli neyle yontuyoruz?" ​Eğer biz o keskiyi; ​Günümüzün popüler kültürüyle, ​Sosyal medyanın o sığ ve sahte parıltılarıyla, ​Sürekli tüketerek mutlu olacağını sanan o "maddi" dünyayla, ​Ya da sadece kendi egomuzu parlatma hırsıyla vurursak... ortaya çıkan heykel ne yazık ki bir "insan" heykeli olmuyor. O hayvani hırsların, maskelerin ve yapaylıkların heykeli oluyor. O zaman hakikatin değil, tamamen "modern dünyanın artisti" yani birer figüranı haline geliyoruz. Rolümüzü oynuyoruz ve sahneden çekiliyoruz. ​Oysa "Hakikat Artisti" olmak; dışarıdan gelen her türlü kire, pasaja, yalana ve sığlığa karşı uyanık olup, o zihindeki heykeli sadece ve sadece "Hakikat" ile (yani adaletle, dürüstlükle yani olması gereken vasıflarla) milim milim, sabırla yontmaktır. Bu bir sanattır çünkü akıntıya karşı kürek çekmeyi, ciddi bir estetik ve ahlaki kaygı taşımayı gerektirir. Her sabah aynaya bakıp şu soruyu sormak icâp eder o vakit; Ben bugün zihnimdeki o insan heykeline hakikat namına bir çentik mi attım, yoksa dünyaya yaranmak için ondan bir parça mı feda ettim? Çalışkan olmak, dürüst olmak, emaneti ehline vermek... Bunlar aslında insan olmanın en temel, en asgari şartları. Ekstra bir yük değil, fabrikat ayarlarımız. Hayat; bir ucunda mekanik gerçeklerin (iş, para, teknoloji, gündelik koşturmaca), diğer ucunda ise deruni ve ruhi boyutun (ölüm bilinci, anlam arayışı, ahlak) olduğu hassas bir denge terazisi. Karakoç’un felsefesi bu iki kefeyi de inkar etmez. Dünyadan tamamen elini eteğini çekmiş bir mistisizm önermez; aksine, dünyada aktif, üretken ve çalışkan olmayı emreder ama ruhu o mekanikliğe kurban etmemek şartıyla yaşamayı mâkul
GündönümüSezai Karakoç · Diriliş Yayınları · 2010785 okunma
Puan vermedi·112 syf.··
2026 6. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 10:13
Okurken gözümün önündeki tek sahne, x hesabında kaydırırken önümüze çıkan herhangi bir kadına şiddet haberi gibiydi. Buna alışmak, alıştırılmak ve daha da önemlisi bir insanın yıllarca o şartlar altında yaşayıp bir de çocuk yetiştirmeye çalışması… Leyla’nın hikayesi beni hem derinden yaraladı hem de yazarın akıcı ve eğlenceli dili sayesinde kendini okudukça okuttu.
AntabusSeray Şahiner · Can Yayınları · 20145,3bin okunma
Puan vermedi·144 syf.··
2026 35. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2026 21:34
“Dünyada herhangi bir beyaz adam ‘bana ya özgürlük ya ölüm verin’ deyince bütün beyaz dünya alkışlıyor. Siyah bir adam tamamen, kelimesi kelimesine aynı şeyi söyleyince, suçlu olduğuna hükmediliyor ve suçlu muamelesi görüyor ve bu pis zenciden örnek oluşturmak için mümkün olan her şey yapılıyor ki bir daha onun gibisi çıkmasın.” Malcolm X, Martin Luther King Jr. ve Medgar Evers. Amerika’daki siyahi mücadelenin üç sembol ismi. Üçüde 40 yaşını görmeden öldürüldüler… birbirinden farklı yöntem ve üsluplarla Amerika’daki ırkçılığa karşı mücadele eden bu üç “siyah adam” ın ortak arkadaşı olan James Baldwin’ in kaleminden ABD’ deki “ırkçılığa” karşı bir başkaldırı metnidir.
1000Kitap
Ben Senin Zencin DeğilimJames Baldwin · Kırmızı Kedi Yayınevi · 2020131 okunma