DİLEK

DİLEK
@xDilek
Ruhum sisler içinde kaybolurken, gözlerimde çiçekler açtı. Belki de güzellik, en çok kaybolduğumuz yerde filizlenir.
Birazdan Gün Doğacak
Beton duvarlar içinde bir çiçek açtı Siz kahramanısınız çelik dişliler arasında, direnen insanlığın Saçlarınız ıstırap denizinde bir tutam başak, Elleriniz kök salmış ağacıdır zamana O inanmislar çağının.
Sayfa 11 - İz yayıncılık
Edebiyat Şiir
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Kelimenin Dirilişi
Kelimelerinde bir hayatı vardır. Kelimeler de bütün canlılar gibi. Kelimeler sağlıklı olduğu dönemde toplum hareketli, güçlüdür. Toplum kişiliğinin damgasını vurur zamana, zaman tarih olur. Kelimelerin marazli olduğu dönemde tarih karanliktadir.
Sayfa 45 - İz yayıncılık
Edebiyat
Dünyada tattigim en büyük işkence nedir diye, duraksamadan vereceğim cevap bir koltukta üç beş karpuzu birden taşımak derim. Ah üç beş işi birden tutup hepsini yüzüme gözüme bulaştıracağıma, bir tek iş tutsaydim da, onun da hakkını vermiş olsaydım...
Sayfa 144 - İz yayıncılık
Edebiyat
Üstadın renkli, bir o kadarda gerilimli dünyasına yolculuk
Puan vermedi·96 syf.··
2025 4. kitabı
Bana göre Osmanlı Simitçiler Kasidesi, sadece bir şiir değil, eski zamanların sokak ruhuna bir yolculuk. Nuri Pakdil, Osmanlı simitçilerini anlatırken aslında geçmişin düzenini, o dönemin esnaf ahlakını ve insan ilişkilerini hatırlatıyor. Simit, burada sadece bir yiyecek değil, bir medeniyetin küçük ama güçlü bir sembolü gibi. Şiiri okurken gözümde eski İstanbul sokakları canlanıyor. Sabahın erken saatlerinde sokak aralarında yankılanan "taze simit" sesleri, küçük ama önemli bir detay gibi duruyor ama aslında o dönemin şehir kültürünün bir parçası. Simitçiler sadece simit satmıyor, bir şehrin ritmini de oluşturuyor. Bugün o sokakları düşündüğümde, aynı seslerin hâlâ var olup olmadığını sorguluyorum. Pakdil’in dili sert, vurucu ama bir yandan da derin bir hüzün taşıyor. Sadece geçmişi övmek için yazmıyor; aslında kaybolan değerleri fark etmemizi istiyor. Benim için bu şiir, bir şeyleri hatırlamaktan çok, eksikliğini hissettiklerimize dair bir uyarı gibi. Simitçilerin sesleri azaldıysa, o seslerin sustuğu şehir de bir şeyleri kaybetmiştir, değil mi? *** (Küçük bir not Nuri Pakdil tam anlamıyla bir dil ustası olmasından mütevellit kitabı anlamakta biraz zorluk çekilebilirsiniz bunun için de Arif Ay'ın şerhini yapmış olduğu "bir yürüyüş senfonisi" adlı kitaptan yardım alabilirsiniz.)
Edebiyat
Osmanlı Simitçiler KasidesiNuri Pakdil · Edebiyat Dergisi Yayınları · 2014409 okunma
Parola
Ve gülle kurşunla korunur ömür, Ve izini KİTAB'IN hiç durma sür.
Sayfa 52 - Edebiyat dergisi yayınları·Kitabı okudu