Olay gelecekte geçiyor. Bilgisayar oyunları tarih olmuş, artık insanlar oyunların içine girip kendileri oyuncu oluyorlar. SinirKutusu, oyunuların tabiri ve kitap boyunca kullanılan adıyla Tabut denilen kutular var. İnsanlar Tabut'un içinde yatarak oyuna bağlanıyorlar. Tabutun içinde salgılanan özel maddelerle oyuncular oyunun içindeyken yaşadıkları her deneyimi hissediyorlar. Bu sistemin adı SanalAğ. Michael SanalAğ'da oyuna girdiği bir gün Tanya adındaki bir kızın intihar etmek üzere olduğunu görüyor. Görevinin kızı caydırmak olduğunu sanıyor ama Tanya beynine yerleştirilmiş Öz'ü yani oyuncuların oyunda ölürlerse bedenlerinde sağlıklı olarak uyanmasını sağlayan çipi kafasını kazıyarak çıkarıyor. Micheal işin ciddi olduğunu bunun bir görev olmadığını anlıyor ancak elinden birşey gelmiyor. Kızın intihardan önce söylediği sözler aklına kazınıyor. Ertesi gün hayatının normale döndüğünü sanırken aslında işler hiç de beklediği gibi olmuyor.
Buraya kadar anlattığım kısım kitabın ilk 25 sayfası filan. Spoiler yok yani ;)
Kitaptaki diğer karakterler; Bryson ve Sarah. Michael'in en yakın arkadaşları. Ama gerçek hayatta hiç görüşmemiş sadece SanalAğ'da yine oyuncu tabiri ve kitapta en çok kullanılan adı ile Uyku'da görüşmüşler. Uyanık'a geçince ( evet adı bu ) yine sanal ortamda mesajlaşmışlar. Ben kitaptaki yan karakterleri ana karakterden daha fazla sevdim. Bence aslında tüm işi arkadaşları yaptı Michael ortada takıldı öyle. Evet bazı yerlerde katkısı olmadı diyemem ama Bryson ve Sarah daha iyiydi.
Çok eğlenceli diyaloglar var içinde okurken hem maceraya sürükledi beni hem de gülümsetip eğlendirdi. 300 sayfalık bir kitap zaten, çok çabuk okunuyor. Ben sadece ilk 60 sayfada filan hikayeye girmekte zorlandım. Çünkü tamamen bambaşka bir dünya, her şey sanal ortamda oluyor