“İnsanlar herkesin yaşadığı gibi yaşamaya devam ediyorlar.
...İnancın öğretilerinin hayatta yeri olmuyordu.
...İnancın öğretileri hayattan kopmuş, ondan bağımsız olarak başka bir dünyaya bırakılmıştı.”
Tolstoy’un inanç dünyasına yakından bakma fırsatını bulduğumuz bu kitapta aynı zamanda özeleştiri ve kendi iç dünyamızda, yaşantımızla ilgili bazı sorgulamalara sebep olan bir kitap. İç dünyasını yansıttığı bu kitapta çoğu zaman satırların arasında kendimizi de buluyoruz:
*“Yaşayan her birey gibi, nasıl daha iyi yaşayabileceğine dair sorular beni perişan ediyordu. Sorulara cevaben kişinin gelişmeye uygun olarak yaşaması gerektiğini söylerken, dalgaların ve rüzgarın etkisinde çaresizce savrulan botta ‘dümeni nereye kırmalıyız?’ gibi mühim bir soruya ‘bir yerlere savruluyoruz’ cevabını veriyor olduğumu hala anlamamıştım”*