Geçen gün zihnimin içindeki adam, bana yeterli
olmadığımı söyledi.
Tüm hareketlerimin berbat olduğunu, kişiliğimin bir yalan olduğunu.
Ona inanmak istemedim, ama sanırım doğruyu söyledi.
Geçen gün, kim olduğunu hatırlamadığım birisi bana zihnimin giderek bulanıklaştığını düşündüğünü söyledi.
Ona benim hakkımda bir bok bilmediğini söyledim, herşeyi en berrak şekilde gördüğümü.
Ama sanırım, emin değilim, doğruyu söylemiş olabilir.
Ve bugün aynada gördüğüm yansıma, bana bakıp
gülümsedi.
Canın cehenneme, dedi, canın cehenneme.
Bir oksijen israfısın.
O gülümsemeye devam etti, ama ben ağlıyordum.
Ama ben ağlıyordum.