Kendi kendime karar yürüttüm. Gördüm ki şefkatli bir insan değilmişim. Ben, katı, haşin ve nefret etmiş bir insan olarak yaratılmışım. Belki böyle değildim de, bir dereceye kadar yaşam ve zaman beni böyle yaptı. Ölümden de hiç korkmuyordum. Aksine beni ölüm mıknatısına çeken bir delilik ben de belirmişti.
"Bir suçlunun ruhu nasıldır bilemem ama dürüst insanın, iyi insanın ruhu bir cehennemden farksız. Öyle bir cehennem ki içinde her türlü şeytan var. Ve biz içlerinde şeytanlar gizleyen, onların dışarı çıkıp kötülük yapmasına, çalmasına, öldürmesine izin vermeyen insanlara iyi, dürüst Hristiyanlar diyoruz... Ama her birimiz, yüreğimizin derinliklerinde, Tanrı beni bağışlasın, birer hırsız, cani, suçluyuz."