Yaygın anksiyetenin oluşumundaki bir başka neden de günlük yaşamı sürdürebilmek için gerekli yeteneklerin geliştirilememiş olmasıdır. Bu durum, ana-babanın aşırı koruyuculuğu ya da iticiliği sonucu benlik yapısının yetersiz gelişmesinden kaynaklanır. Böyle bir kişi, eğitim ya da çalışma alanlarındaki yarışmalarda ve yetişkin yaşamın sorumluluğunu üstlenmede başkalarına oranla yetersiz kalır. Yaşam sorunlarıyla baş edebilmek için gerekli becerileri geliştirmiş bir insan için, normal koşullar altında, tehlikeli sayılabilecek ve anksiyete yaratabilecek durumların sayısı fazla olmaz. Ama bu yeteneklerden yoksun bir insan, hazırlıklı olmadığı yarışçı bir dünya içinde kendisini yetersiz ve güvensiz hisseder. Zaten var olan hafif ve sürekli anksiyete, günlük yaşamda ortaya çıkabilecek yeni durumların yarattığı zorlanmalar karşısında yoğunlaşır. Yetersizliklerine karşın yaşamını belirli sınırlar içinde sürdürebilmekte olan kişi, başka bir insana ola- ğan gelebilecek ve özellikle kişiliğini ortaya koymasını gerektiren yeni durumlarla karşılaştığında anksiyete düzeyi yükselir. Kişi çoğu kez, anksiyetenin artışı ile bu olay arasındaki ilişkinin farkında değildir. Üstelik böyle bir durum, yazarın klinikte izlemiş olduğu aşa
ğıdaki örnekteki gibi gerçek bir yenilgiyle sonuçlanırsa yaratacağı sarsıntı daha da büyük olur