Bence bir şeyleri istemek evrenden çok insanın kendi bilincinde bitiyor. Bir insanın bir şeyi yapmaktaki amacı isteyip istememesi veya evrene mesaj gönderip göndermemesi değil. Zihnin sürekli ona maruz kalmasıdır. Sürekli olumsuzu söyleyen düşünen bir insan kırılgan, olumsuzlukları çeken hatta bazende olumluyu bile olumsuza çeviren, çeviremezse de olumlu olayların olumsuz yerlerini bulmaya odaklanan bir yapıya sahip oluyor. Ebevynleri tarafından olumsuz ve negatif söylemlere büyütülen, veya eksik hissettiği için eksik kısımları negatif düşüncelerle tamamlayan insanların olumlu düşünmeye zorlaması gerekiyor. Bazen bunalsa bile, olumlu düşünmeye zorlasa bile çevredeki etkenler onu buna rağmen aşağı çekmeye çalışmasından dolayı zihin olumlu bir yapıya gitmeye çalışırken olumsuz tarafla olumlu taraf arasında zihin karmaşasını yaşayabilir. Bu kaos halinde dinlenilip tekrar olumlu telkinlere devam etmek gerek. Olumlu telkinleri alışılmışlık haline getirene kadar bu insanı zorlar. Ama insanın normali olumlu düşünceler olduktan sonra bu insan için çok kolay bir hale gelir.