Selam. Bu ayın bir diğer okuduğum kitabı Mark Daniels'in Bir Nefeste Dünya Mitolojisi adlı Araştırma-İncelemeleri oldu.
9 ayrı bölüme ayrılan farklı ve benzeşen mitleri ile de merak ettiren Avustralya ve Maori mitolojisi, Sümer, Mısır, Çin, Amerika Yerlilerinin mitolojisi, Güney ve Orta Amerika, Yunan, Roma ve Nors Mitolojilerine kısa kısa değinen yazar, keyifli anlatılarla dolu verimli bir okuma sunuyor biz mitoloji severlere.
Daha önceden bazı mitlere dair bilgim olmasına rağmen yazar, çok fazla tekrara düşmeden, yalın bir dille öğretici ve keyifli bir anlatımı tercih etmiş.
Böylesi kıymetli bilgileri ayrıca defterime de yazmayı kendime bir görev saydım. Bu Araştırma-İnceleme tarzında okuduğum en iyi kitaplardan biriydi.
#kitapalıntıları :
Avustralya Aborjin mitolojisi üç temel şeye gönderme yapar: İnsan, toprak ve kutsal alan... Avustralyalı Aborjinler, insanların yaratılıştan sonra aynı anda hem fiziksel dünyada hem de Düşzamanı'nda yaşadığına inanıyordu.
Rivayete göre, Japara'nın Parukopoli'yle olan dövüşünden kalma yara izleri hâlâ Ay'ın çizgilerinde durmaktadır. Ay'ın yörüngesinin ve biçiminin değişmesi de zavallı Japara'nın sonsuz arayışının simgesidir.
Gılgamış'ın tanrıların soyundan gelen bir ölümlü olduğu söylenir. Zengin, nüfuzlu, etkileyici ve inanılması güç derecede kuvvetlidir fakat bu özelliklerine hırs, kibir ve doymak bilmez bir cinselliğe açlık da eşlik eder.
Doğan başlı Horus gökyüzünün tanrısıydı, gücün koruyucusu ve simgesi olarak görülürdü, aynı zamanda ay ve savaş tanrısıydı. Mısır mitolojisinin en kalıcı simgelerinden biri Horus'un Gözü'ydü. Horus'un Gözü, mücevher ve heykellerde koruyucu bir arma olarak kullanılır, gemilerin pruvalarına resmedilirdi. Benzer ikonlar Hristiyan Kader Gözü' nde, Amerikan dolarlarının arka yüzünde ve -tabii