"o yürüyor, ben de arkasında ilerliyordum sessizce. takip etmek gibi hissettirmiyordu çünkü gözüm her an onun üzerinde değildi." şu cümleyi okuduğum an bıraktım kitabı elimden. birini gizlice takip edip bunun “takip etmek gibi hissettirmediğini” söyleyen bir karakter var elimizde. takip etmek gibi hissettirmez çünkü direkt takip ediyorsun??? kusura bakmayın ama bu romantiklik değil, resmen taciz. resmeni de fazla, direkt taciz. romantizmin özünü, karşılıklı ilgiyi, rızayı hiçe sayan bir konu işlenmiş. ne kadar “romantik” bir dille süslenirse süslensin, birini takip etmek, izlemek, sessizce arkasından yürümek tacizdir. ki bu bir kerelik bir durum bile değil, o bile rahatsız ediciyken kızımız oğlanı 6 ay boyunca takip ediyor. sayın yazar, bunları yazarken oturup hiç mi düşünmedin ben ne yazıyorum diye? seni uyaran bir kişi de mi çıkmadı Allah için????
olayın derinine inince daha da rahatsız edici şeyler yaşanıyor. 6 ay boyunca karşı tarafın haberi olmadan takip etmesinin yanında bir de herkesten gizlediği(çocuğun en yakın arkadaşı bile bilmiyor) blog hesabını bulup anonim bir şekilde karşı tarafla mesajlaşmaya başlıyor. 6 ay boyunca takip edişi onun hislerini daha fazla ayakta tutamayacak olmalı ki daha farklı duygular arayışına girmiş kızımız