"takımı kim komuta etmek istiyor?" diye sordu imogen hepimize bakarak. ridoc elini havaya kaldırdı.
rhiannon dönüp ridoc'ın elini geri indirdi. "hayır." başını iki yana salladı. "sen bunu bir tür eşek şakasına çevirirsin."
sayfa 419
thorn, oğlanın etrafında dolanırken onu baştan aşağı inceledi. "peki, neden bize yardım edebileceğini düşünüyorsun?" oğlan gülümsedi —yüzünün hatları açılı ve muzipti— ve kum sarısı saçlarını alnından geriye attı. "çünkü aptal bir imp çocuğu olarak gö rünüyor olabilirim ama ortalama bir gem kadar akıllıyım. bu da beni mükemmel bir casus adayı yapıyor, öyle değil mi?"
"peki, madem bu kadar akıllı olduğunu düşünüyorsun... kanıtla bakalım."
"sen bir gem'sin," dedi oğlan.
thorn kaşlarını çattı. "bunu fark etmesi o kadar da zor değil. uzun boyluyum ve simetrik hatlarım var."
"ondan değil. impler de uzun ve çekici olabilir. seni ele veren şey sesindi. sesli harflerini düzleştirmek için biraz fazla uğraşıyorsun."
thorn göz bağım düzeltirken duyduklarına bozulmamış gibi davranıyordu. "pekâlâ, kabul ediyorum, ortalama hemlerden daha cesur olduğun kesin. ismin nedir, imp?"
oğlan muzip bir şekilde sırıttı. "nate."
sebepsiz cok hosuma gitti o yuzden bir de ayri atmak istedim🫂
luren
@xlovren
·
devedikenini say, bir, iki, üç
yakında bütün impler özgür kalacak.
devedikenini say, dört, beş altı
çıkar silahlarını, taşlarını, sopalarını.
dişbudaklar yeşilden kırmızıya döndü,
bahar geçti, yaz öldü.
dakikaları say, saatleri değil
çünkü umut minik bir çiçekle başlayacak.
"amma korkutucu adammış," dedi Ash.
elimi onunkinin üzerine koydum. "onu elinde bıçakla görmek..." Ash neni bir öpücükle susturdu ve endişenin yavaşça üzerimden kalktığını hissettim.
geri çekildiğinde yüzünde düşünceli bir bakış vardı. "minik çiçek."
"thorn bana hep öyle sesleniyor. bundan nefret ediyorum."
"çok tuhaf. kül ve minik çiçek. şu ana kadar hiç düşünmemiştim." kafam karışmış bir halde başımı salladım. "sanırım sana tekerlemenin son kısmını hiç söylemedim," dedi.
"hayır söylemedin." sürekli damlayan suyun temposunu birazcık ıskalayarak konuşmaya başladı.
"devedikenini say, bir, iki, üç
yakında bütün impler özgür kalacak.
devedikenini say, dört, beş altı
çıkar silahlarını, taşlarını, sopalarını.
dişbudaklar yeşilden kırmızıya döndü,
bahar geçti, yaz öldü.
dakikaları say, saatleri değil
çünkü umut minik bir çiçekle başlayacak."