Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Bazen yalnızca bir his doluyor içime, neredeyse Tanrı tarafından seviliyormuşum gibi bir his. Fakat tam olarak açıklayabileceğim bir şey değil. Margeret, titrek bir sesle gülüyor.
—Tanrı gerçekten varsa eminim seni çok seviyordur,
diyor. Ivan, bakışlarını indiriyor.
—Evet, bazen ben de hissedebiliyorum bunu. Örneğin senin yanındayken hissedebiliyorum.
Evet eskiden ben de bazen dua ederdim, babamın iyileşmesini dilerdim. O da işe yaramadı, zaten bildiğin üzere. Zihninde bir soru işareti bırakıyor, insanların hastalanması ve Tanrının onlara yardım etmek için hiçbir şey yapmaması. Anlaması zor ama bence bu orada hiçlikten başka hiçbir şey olmadığı anlamına gelmiyor.
...
—Bir şeyler olduğuna inanıyor musun?
diye soruyor.
—İnanmaya çalışıyorum evet
diyor Ivan.
Şimdi halinden memnun bitkinliğiyle, beyaz ketenden masa örtüsünün üstündeki eli ve Ivan'ın eline dokunan parmaklarıyla, yan tarafından bir damla bal mumu akıtan mumla, piyanonun kapalı parlak kapağıyla, Margeret, yalnızca bir kez yaşanan ve sonsuza dek yok olan hayatın mucizevi güzelliğini, kusursuz ve geçici bir çiçeğin bir daha görülemeyecek goncasını algılayabildiğini hissediyor. Hayat bu. Deneyim bu. Ezelden beri var olan, yalnız bu.