Hayat ne ilginç. İnsanı hiç uyarmıyor. Seçim yapamadan, her şey birbirine karışıyor ve acı anlar güzelliklerin yerini alıyor. Sanki insanoğlu yolun kenarına bırakılmış o küçük taşlardan biri gibi. Hani şu günlerce aynı yerde kalan ve sebepsizce bir römorkörün çarpıp havaya fırlattıklarından. Bir taş parçasının elinden ne gelebilir ki?
Ani ölümler güzel olan her şeyi beraberinde götürse de onları aynı zamanda hiç değiştirmeden saklar. İşte ölümün asıl yüceliği de burada yatar. Onunla bu sebepten mücadele edemezsiniz.
Sık sık insan bilmediği şeyden korkar, denir. Ben ise daha çok bir önceki gün bilmediğimiz şeyi öğrendiğimizde korkunun içimizde filizlendiğine inanıyorum.