'Ağacı sevecektiniz,
Yoldunuz, dal bırakmadınız...
Yılına al bırakmadınız,
Yemişini yiyecektiniz.
Kadını sevecektiniz,
Aldınız, ver bırakmadınız...
Sevi'ye yer bırakmadınız,
Ona ben değil, sen diyecektiniz
Büyünürken zamanla,
Küçüldünüz zamanla,
Arıları kovdunuz dumanla,
Kovanda bal bırakmadınız.
Sobayı söndürdünüz,
Isıyı öldürdünüz,
Hava basıp üfürdünüz,
Mangalda kül bırakmadınız.
Parayla yamalı bohça'da,
Kapanık, dar bir açıda,
O caanım ikili bahçede
Bir renk, bir gül bırakmadınız.
Bir eliniz vardı, bir cebiniz,
Başınıza vurdu keliniz,
Alıp sattınız hepiniz,
Depoda mal bırakmadınız.'
Özdemir Asaf
"Dur, nereye gidiyorsun? Bırak, kararsın etraf. Zaten gözün şimdi de bir şey görmüyor, evin yolunu bulamamak mı korkun, karanlığın kendisinden mi? Gerekirse gideceğin evi bulama. Kararsın her şey. Yıldız aydınlıkta belli olmaz! Ne kadar siyah olursa etraf bil ki bir yıldız daha doğacak. Yıldızların biri kayacak biri doğacak. Biri senin yıldızın olacak. Hadi!"