Derin hayaller içinde kaybolup gittiğinde insanın, kelimelerle anlatamayacağı, ruha karşı güneş gibi açıldığı anda biten bir gülümseme sonsuz olmaya layık değil midir?
"Bak, şu yıldızlar, gecenin derin sessizliği içinde nasıl parlıyor?.. Ta şu ufkun üzerinde senin gönlüne bakansaygılı yıldız, düşündüklerini Zühre'ye söylemek için ufuklara doğru uzaklaşan iki beyaz yıldızı andırmıyor mu?.. Bunlar güzel. Hepsi güzel. Fakat sen onlardan daha güzelsin."
"Yıldızlar karanlık içinde parladığı gibi, yoksulluk içinde de temizlik ve yüceliğiyle parlayan ruhlar yok mudur? Bir kalp, sevmek için mutlaka servete, soyluluğa muhtaçtır? Bence talihin gerçeği, ruhun göründüğü iki güzel göz, en büyük servet kalbin duygusunu gösteren gül renginde dudaklardan yansıyan gülücüklerdir. Güzellikten büyük soyluluk, kalp temizliğinden büyük zenginlik mi olur?"