Şehirler insanlara benziyorlar.
Ya güzel oluyorlar ya çirkin
Ya suskun ya cıvıl cıvıl
Ya gizemli ya hodbin
İçinde yaşayanların ruhu siniyor şehirlere.
Güzel insanların şehirleri de kendileri gibi güzel oluyor...
Elimde bir bardak su... Dudaklarına bir bardak su değdirdim... Evet, ilk tanışmamız da bir yudum suyla başlamıştı, vedalaşmamız da bir yudum suyla olmuştu...
Güle güle Azime’m... Güle güle... Görüşmek üzere...
Kader denilen pusula, Mevlana’yı Belh’ten, Şems’i Tebriz’den getirip nasıl Konya’da buluşturduysa, keşke üç günlüğüne de olsa beni, eserlerinden sermest olduğum dehaların şehirlerine götürseydi.