Senin de çoktan bir çocuğun olabilirdi, diye düşünürüm sonra, fakat hemen kendime hakim olurum, dünyaya bir çocuk getirmek mi? Sırf savaşın birinde vurulsun diye mi!
Dur bakalım, zenciler üzerine bu cümleyi son zamanlarda başka bir yerde daha duymamış mıydım? İyi ama nerede? Doğru ya: Bu cümle lokantadaki radyonun hoparlöründen çınlamış ve neredeyse iştahımı kaçırmıştı. Böylece cümleyi bırakıyorum, çünkü "Radyo"da birinin söylediği bir şeyi, hiçbir öğretmen yanlış diye çizemez. Ve okul defterlerini okumayı sürdürürken, sürekli radyoyu işitiyorum: Radyo hışırdıyor, uluyor, havlıyor, tehdit ediyor, cırtlak sesler çıkarıyor, gazeteler Radyo'da yankılanan bu sözleri basıyor ve çocukcağızlar bunları olduğu gibi defterlerine geçiriyorlar.