Herkese merhabalar.
Kitapta; doyumsuz, fiziki gücünün avantajlarını her koşulda kullanan, korkuyla, vahşetle bir toplumu sindirmeye çalışan bir sultan ve iktidarın karşısında sinmesi için bütün olanakların kullanıldığı, fillere itaat etmiş/etmek zorunda bırakılmış karınca halkı anlatılmaktadır. Filler sultanı; karıncaların fiziki yeterliliklerini, çalışma güçlerini ve sayısal çokluklarını sonuna kadar sömürürken çeşitli manipülasyonlarla bunun sömürü olmayıp doğanın kanunu olduğuna onları inandırmaktadır. Bu esnada asimile etme çalışmalarına da girişen sultan, onları kendi öz benliklerinden uzaklaştırma ve köleliklerini arttırma isteğindedir. Bütün bunlar yaşanırken bir tarafta da sultanın baş düşmanı kırmızı sakallı topal karınca vardır. Sultan kırmızı sakallı topal karıncadan ve ona yakın olanlardan korkmaktadır. Çünkü karınca topluluğu düşünür ve sorgularsa baş kaldırırlar, tıpkı kırmızı sakallı topal karınca gibi. Bütün akış filler sultanı ve karıncaların kölelikleri, asimile çalışmaları ve mücadeleleri arasında geçmektedir.
Son derece akıcı bir şekilde yazılmış olan bu eserde George Orwell’ın 1984’ünden ve Aldous Huxley’in Cesur Yeni Dünyası’ndan izler bulmak mümkün. Keza günümüz iktidar-halk ilişkilerini, toplumun tepki ve davranışlarını da çarpıcı bir biçimde gözler önüne sermekte. Kesinlikle okunması, irdelenmesi ve üzerine düşünülmesi gereken bir kitap.
Küçük bir alıntıyla sonlandıralım:
"Kıssadan hisse, yeryüzünün bütün karıncaları birleşince.."