Kitapsever

Kitapsever
@xyzt
Ister çocuk ister yetişkin, insanlara merak ettikleri şeyleri istedikleri zaman öğrenme özgürlüğü verildiğinde, ateşli bir tutku ve enerji ile öğrenmeye başlıyorlar. Bunu para kazanma amacıyla güdülenerek değil, maddi kazanımdan çok daha güçlü başka bir şeyle; bilginin ve bilgi edinme sürecinin aşkı ile motive olarak yapıyorlar. Ve süreç, öğrenmeleri gereken şeyi öğrenmeleri ve yapmaları gereken şeyi yapmaları ile sonuçlanıyor. Bir şeyi öğrenmeleri gereken zamanda öğreniyorlar ve yapmaları gereken zamanda yapıyorlar. Ve salt bu basit nedenden dolayı hangi mesleği seçtilerse onda daha iyi oluyorlar; çiftçi, avukat, doktor, tamirci, marangoz, sanatçı, oduncu ve hatta öğretmen. Ve dünya daha iyi bir yer haline geliyor.
Sayfa 194 - Sinek Sekiz
Alıntı
Reklam
"Ikiniz bunda kendi yolunuzu bulmak zorundasınız. Hayatınızı kazanma biçiminizin inandiklarinizla uyum içinde olmasını siz sağlayacaksınız. Daha çok bilirseniz, daha çok seçeneğiniz olur ve geleneğin dışında yaşamak için daha özgür olursunuz, tabi seçtiğiniz şey bu ise... En kolayı herkesin yaptığını yapmaktır. Ilk görevimiz birbirimize iyi davranmaktır. Etrafimizdakilere her zaman saygılı, nazik ve cömert olduğumuzda bu bütün dünya ile ilişkilerimize yayılır ve dünya bize hayal edemeyeceğimiz yollarla kendini açar.
Sayfa 183 - Sinek Sekiz
Alıntı
Modern dünyanın sahte bilgi ve birikimlerle dolu olduğu gerçeği diğer birçokları gibi beni de sürekli şaşırtıyor. O dünya biz ona geçerlilik verdiğimiz için geçerli olan bilgilerle dolu. Biz insanlar esasen önemli olmayan şeyleri bulmak ve önceliklendirmekte giderek daha iyi olmaya başladık: Arabalar, bilgisayarlar, telefonlar... Bunlar ilk aklima gelenler. Ve bizim için düpedüz yaşamsal önem taşıyan ihtiyaçları karşılamak konusunda da o kadar kötüleştik: Gıda. Barınak. Su. Sıcaklık.
Sayfa 177 - SinekSekiz
Ancak, yaşamın birinci yılında insanın çevresine karşı geliştirdiği güven ya da güvensizlik duygularının temeli de atılır. Çevreye güven duyma ile kendine güven birbirinden farklı olgular değildir. Insan kendisine güvenirse, diğer kişilerden de korkmaz; diğer insanlardan korkan biri ise çaresizlik duyguları yaşar. Bir insanın kendine güvenmesi çocukluk yıllarında çevresine duyduğu güvenle başlar. Bu duyguyu sonradan, kendinden elde edebilmesi oldukça güçtür.
Sayfa 34 - Metis
1960'larda, eski ve yeni arasındaki farklılıkların giderek azalacağına, hatta hızlı kitle ulaşım ve iletişim araçları yoluyla toplumlararası farklılıkların da azalarak ortak bir dünya kültürünün oluşacağına, böylece dünyamızın ortak bir "küresel köy"e dönüşeceğine inanilmisti. Ancak böylesi bir çağdaşlaşma, özellikle gelişmekte olan toplumların ulusal kimliklerinin yitirilmesi tehlikesini yarattığından, karşıt bir tepkiye de yol açmış ve birçok toplumun süregelen değer ve inanç sistemlerine eskisinden de çok sarılarak tarihlerinden kopmamak için direnmelerine neden olmuştur.
Sayfa 24 - Metis
Alıntı
Reklam