Sen korkma yeniden doğar güneş
Tut cebinde ne kaldıysa hatalarından
Koy kendi kendini kendi yerine
Korkarsan adım almaktan ya da
Tut ki derinlere dalmaktan..
Çünkü her tarafı gece olan bi kadını ışıkları kapatarak korkutamazsın…
Ruhunu Satan Kadın
Mustafa Görgüç
Ben isterdim ki bu hayata her zaman mavi bakayım...
Sarsıntı
Mustafa Görgüç
Bazı sırlar belki de her zaman sır olarak kalmalıydı.
Sarsıntı
Mustafa Görgüç
Ulan kıyafete göre adam veya kadın muamelesi yapan bir milletten ne bekleyebilirsiniz…
Ruhunu Satan Kadın
Mustafa Görgüç
Neden aynaya yumruk attın
çünkü beni bir bütün olarak gösteriyordu. Oysa ben paramparçaydım
Sarsıntı
Mustafa Görgüç
İki biradan sonra herkes sever, sen beni kahvaltıda sev
Ruhunu Satan Kadın
Mustafa Görgüç
Okuduğum herhangi bir kitabın herhangi bir sayfasını açıp herhangi bir kelimesini seçip sabah edebilirim kendimle. De ne diyeceğini biliyorum.
Vapur dumanı çiçekleri bitiyor cıvıltıların bodrumunda. Anılarım mı yanıyor, hafızam alesta. Çift dikiş yaralar, her biri kalasta. Hızarla geliyor bir ben -mi o- epey uzakta. Korkumun filmini çeken etrafin sesinin yanında huzur veriyor. Festivalde gibiyim.
Sanrıları kemiriyor çınar yaprakları. Tanrılar fırlıyor topraktan. Sokak lambalarının rengi neden kırmızı? Eksildiğim yetmez mi? Geldik diye uyandırsan beni olmaz mı? Denizi koysan önüme, çivilemesine atlasam. O değil de bak buraya rüzgar eşeledim, büyüyünce hortum olacak. Nasılını sorma.
İki ters bir düz, beş gece dört güz geçiyor seçerek örüyorum ödediklerimi. Kendimi kendime ödüyorum. "Derdin ne?" Cevabını bulunca size geri dönüş yapacağız. Gökte bir kitap uçarsa bil ki benim, ele ele tutuşmuş harfler gözle görünür biçimde saçlarına dolaşıyorsa bil ki benim... "Saçım yok belki kelim. Kafam olduğunu nereden çıkardın en baştan." Ya varsayıyorum, bozma. Afacan ve zıpır, hayta ve dadaisttin kim?ini bilmediğm... Ne yalan söyleyeyim, özlemiyorum. =) Ölgün olgunluklar için önceki sayfaları çevirin. Mukaddimeyi okumaya lüzum yok, son kelimede özetleyeceğim her şeyi.
Tahammül ununutmamışken... Mutluluğun telaşı. Bugün konuşurken ünlediğim tamlama. "Ne kadar uzak bir kasabada"yı bırak, farklı kıtada. Uyuyan bedende bağıran rüya, uyuyandan bağımsız bir varlık olmaya ayıklıyor kendini. Çok karışığım biliyor musun? Çözülürse(m) dahası sığmaz kazanlara. Ürkmeden sığınacağım, yalın, duru bir şey düşlüyorum. Bu bir insan ya da çatı değil kesinlikle. Ben biliyorum ama kondum göçeceğim.
Lens mi taksam. Gözlüğümün camlarından cümleler geçiyor. Çıkardığım zaman uzağı göremiyorum. "Önünden ye
Gelememeyi sen anlat,
Gidememeyi ben anlatayım.
Gözüm değil gönlüm kaldı,
Beklemek değil özlemek yordu.
Hani derler ya;
Aşk arafta bir yoldu,
Giden gitti dönen yoktu.
Herkese selam sana hasret…
Bu defa Hz. Hasan ve Hz Hüseyin Efendilerimi şiirlerle yad etmeyi diledim. Her ne kadar Salih Suruç hocamın eseri kadar ağlatmasa da gönlümde hüzün bırakan bir eser oldu .
Şiir
YÂ RESÛLALLAH
Senin nûrun gönüllere,
Ciladır yâ Resûlallah.
İsmin âşık bülbüllere,
Salâdır yâ Resûlallah...
İnci dizer gözüm yaşı,
Medyum gönlüm sana karşı,
Senin makamın ki arşı,
Alâdır yâ Resûlallah...
Mutlu olur seni seven,
Her sevgiye lâyıksın sen.
Senin ahlâkını öven,
Hudâ'dır yâ Resûlallah...
Senden başka kimin kimsen,
Yoktur, yetiş, bitsin çilem,
Senin aşkın bana her dem,
Şifâdır yâ Resûlallah...
Kim canım vermez sana?
Âşıklar aşkınla yana,
Miskin Necati yoluna,
Fedadır yâ Resûlallah...
🌹
Şiir
Kıza diyorumm ki şunu yapmasan rahatsız oluyorum geriliyorum diyoooo kii benimle değil seninlee alakalıııı ben rahatsız olmuyorummm çıldıracammmm eeeee zatenn sen yapıyorsun ya bu haraketiii