hazan kübra

yüzünün üzülmeye çalışmış yerlerinden bahsediliyor güya gövdenin ve sesinin başına su gelmiş, inanmazdım herkesle hançersin de kendinle adın çıkmış sanki kalbini özenle kırmışsın bütün eşyanın,ummazdım incirin öte hatrı suyun kuşkusuz fikriyle üzgünüm dilemiştim ki en çok kar yağmasın bu kış bu kış kalp suyumla ıslanmasın yastık dilemiştim ki yoktur aşk bu mutlak hasar bu mükemmel hata bu belki mümkün bir kusurdur sinemdeki
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!

hazan kübra

, bir kitabı yarım bıraktı
Sezai Karakoç
9/10 · 2.241 okunma
İnsanın ne kadar da çok düşmanı var. Önce, insan, kendi kendinin düşmanı. Nefs, ruha zıt bir üslûpla dünyaya yönelir, eşyayı kucaklar ve oluşu yorumlarken, her şeyden önce insanın kendi kendine olan zulmünü dile getirmekte, varlık aynasına insan biçiminde bu zulmün gölgesini düşürmektedir. Nefs, insanın enfüsî düşmanı. İçten vuran düşman. Ve insanın bütün öbür düşmanlarıyla elbirliği eden düşman. Onsuz hiç bir düşman insana gerçek bir zarar ulaştıramaz.
Şem, bir armağan bekler gibi sabahlayacak yine. Pervane, canı elinde armağan, onu bekleyeni arayacak. Belki bir gün, biri öle öle verecek, biri yana yana alacak. Ve ikisi de sonsuzluk çizgisinin ötesinde bir tebessümde buluşacak.
İnsan ve Duygular