"Herkes Schubert'in o akşam, uzaktan, çok uzaktan, başka bir dünyadan, hatta öteki dünyadan, sonsuza kadar uzakta kalmış bir zaman ve mekândan, katledilmiş bir çocukluktan, yırtılmış parçalanmış, sakat bırakılmış bir hafızadan dönüp gelen ilk notalarının doğuşunu bekliyordu."
"Kendi huzursuz yalnızlıklarına çekilmiş dünyanın bütün kalplerinin, içlerine kapanmış, nüfuz edilmesi olanaksız ruhsal özlere benzediğinin; sonuçta birbirinden ayrı düşmüş, birbirlerine çok hazin bir şekilde yabancılaşmış dünyanın bütün vücutlarından farksız olduğunun fazlasıyla farkına varıyordu."